Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/2988 K.2012/6350
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın gece vakti yakınanın iş yerine kapı kilidini kırarak girdiği ve 25 top kumaşı çalarak yakalandığı hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarıdır. Mahkeme, bu suçlamaları kabul ederek sanığı mahkum etti ve kararını temyiz itirazına rağmen bozmadı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, İş yeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın gece vakti yakalanamayan 2 arkadaşı ile birlikte yakınana ait iş yerinden 25 top kumaşı çıkarıp araca yüklediği sırada kolluk tarafından fark edilerek kovalamaca sonucu yakalandığı olayın sonrasında düzenlenen olay yeri inceleme tutanağına göre; yakınanın iş yeri kapısının levye ile zorlanarak kapı kilidinin kırılması suretiyle açıldığının anlaşılması karşısında; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK’nun 151/1. maddesi uyarınca, zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüş
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kısa kararın açıklandığı 12.02.2007 tarihli duruşma tutanağının 1. sayfasının Hakim tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 219/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Uygulamaya göre de;
a) Sanığın yakalanamayan arkadaşlarıyla birlikte yakınana ait iş yerine kapı kilidini kırarak girdiğinin anlaşılması karşısında: sanığın eyleminin TCK’nun 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle işlenen hırsızlık suçlarında uygulama olanağı bulunan aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulduğu halde, suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 143. maddesi uyarınca cezadan artırım yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırından artırım yapılması,
c) Sanığın hırsızlık yapmak amacıyla yakınanın iş yerine yakalanamayan 2 arkadaşıyla birlikte girmesine karşın sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan uygulama yapılırken 5237 sayılı TCK'nun 119/1-c maddesi ile artırım yapılmaması ve iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
d) 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki ilamın karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
e) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili karar verecek mahkemeye ait olması nedeniyle sanık hakkında TCY’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hırsızlık suçundan kurulan hükümde infazından sonra iki yıl, iş yeri dokunulmazlığı suçundan kurulan hükümde ise infazından sonra bir yıl denetim sürelerinin belirlenmesi,
f) TCK’nun 53. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...'ın temyiz itirazı bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 29.03.2012 günü oybirliği ile karar verildi
SUÇ: Hırsızlık, İş yeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın gece vakti yakalanamayan 2 arkadaşı ile birlikte yakınana ait iş yerinden 25 top kumaşı çıkarıp araca yüklediği sırada kolluk tarafından fark edilerek kovalamaca sonucu yakalandığı olayın sonrasında düzenlenen olay yeri inceleme tutanağına göre; yakınanın iş yeri kapısının levye ile zorlanarak kapı kilidinin kırılması suretiyle açıldığının anlaşılması karşısında; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK’nun 151/1. maddesi uyarınca, zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüş
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kısa kararın açıklandığı 12.02.2007 tarihli duruşma tutanağının 1. sayfasının Hakim tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 219/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Uygulamaya göre de;
a) Sanığın yakalanamayan arkadaşlarıyla birlikte yakınana ait iş yerine kapı kilidini kırarak girdiğinin anlaşılması karşısında: sanığın eyleminin TCK’nun 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle işlenen hırsızlık suçlarında uygulama olanağı bulunan aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulduğu halde, suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 143. maddesi uyarınca cezadan artırım yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırından artırım yapılması,
c) Sanığın hırsızlık yapmak amacıyla yakınanın iş yerine yakalanamayan 2 arkadaşıyla birlikte girmesine karşın sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan uygulama yapılırken 5237 sayılı TCK'nun 119/1-c maddesi ile artırım yapılmaması ve iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
d) 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki ilamın karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
e) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili karar verecek mahkemeye ait olması nedeniyle sanık hakkında TCY’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hırsızlık suçundan kurulan hükümde infazından sonra iki yıl, iş yeri dokunulmazlığı suçundan kurulan hükümde ise infazından sonra bir yıl denetim sürelerinin belirlenmesi,
f) TCK’nun 53. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...'ın temyiz itirazı bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 29.03.2012 günü oybirliği ile karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.