Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/26764 K.2011/1581
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların yağma ve kasten yaralama suçlarından dolayı verilen beraat ve mahkumiyet kararlarının temyiz edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, bazı sanıklar için beraat kararıyla ilgili temyizi reddederek, diğerleri için ise kısmen beraat/kısmen mahkumiyet kararını onaylayarak kararını vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, Kasten yaralama
HÜKÜM: Kısmen beraat, Kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ...'nın tutuklu bulunduğu cezaevinden gönderdiği 25.10.2010 ve 24.11.2010 tarihli dilekçelerinde temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşıldığından, adı geçen sanık hakkında dosyanın incelenmeden yerine İADESİNE,
II- Sanıklar ..., ... ve ... ...'ın yağma suçundan haklarında kurulan beraat hükmüne yönelik kararı, temyiz etmekte hukuki yararlarının olmadığı ve gerekçelere yönelik itirazlarının da bulunmadığı anlaşıldığından, savunmanlarının bu konudaki istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye kısmen uygun olarak REDDİNE,
III- Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçundan kurulan hükmün ve sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle hakkında verilen kamu davasının düşürülmesine yönekilk kararın incelenmesinde:
Sanıklar ... ve ...'un mağdur ...'e yönelik yağma suçunu işledikleri sırada kullandıkları ve kolluk görevlilerince yakalandıklarında ele geçirilen 70 santimetre uzunluğunda ve 3 milimetre çapında olan demir boruların, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2008 gün ve 2008/3-25 esas, 2008/22 sayılı kararı ışığında, fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olmaları ve mevcut yapıları itibariyle “silah” niteliğini taşıdıkları anlaşıldığından, adı geçen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (c), (d) ve (h) bendlerinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, temel cezalar uygulanırken alt sınır aşıldığından sonuca etkili görülmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazları ve sanıklar ... ve ...'un 04.02.2010 ve 05.02.2010 günlerinde ileri sürdükleri tahliye istemlerinin reddiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yağma, Kasten yaralama
HÜKÜM: Kısmen beraat, Kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ...'nın tutuklu bulunduğu cezaevinden gönderdiği 25.10.2010 ve 24.11.2010 tarihli dilekçelerinde temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşıldığından, adı geçen sanık hakkında dosyanın incelenmeden yerine İADESİNE,
II- Sanıklar ..., ... ve ... ...'ın yağma suçundan haklarında kurulan beraat hükmüne yönelik kararı, temyiz etmekte hukuki yararlarının olmadığı ve gerekçelere yönelik itirazlarının da bulunmadığı anlaşıldığından, savunmanlarının bu konudaki istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye kısmen uygun olarak REDDİNE,
III- Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçundan kurulan hükmün ve sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle hakkında verilen kamu davasının düşürülmesine yönekilk kararın incelenmesinde:
Sanıklar ... ve ...'un mağdur ...'e yönelik yağma suçunu işledikleri sırada kullandıkları ve kolluk görevlilerince yakalandıklarında ele geçirilen 70 santimetre uzunluğunda ve 3 milimetre çapında olan demir boruların, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2008 gün ve 2008/3-25 esas, 2008/22 sayılı kararı ışığında, fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olmaları ve mevcut yapıları itibariyle “silah” niteliğini taşıdıkları anlaşıldığından, adı geçen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (c), (d) ve (h) bendlerinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, temel cezalar uygulanırken alt sınır aşıldığından sonuca etkili görülmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazları ve sanıklar ... ve ...'un 04.02.2010 ve 05.02.2010 günlerinde ileri sürdükleri tahliye istemlerinin reddiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.