Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/25825 K.2011/7194
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık sırasında yaptığı “yıkma” eyleminin yağma suçuna tabi olup olmadığı ve bu nedenle verilen mahkumiyet kararıyla ilgili; (2) Mahkeme, sanığın eylemlerinin hem hırsızlık hem de tehdit (yağma) unsurlarını taşıdığını kabul ederek, verilen mahkumiyet kararının doğru olduğunu belirtti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ve savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre, suçun sanık tarafından işlendiği,
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanıya göre, suçun işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yağma suçunun oluşması için gerekli olan tehdit ya da cebir eylemi, hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında ya da söz konusu suçun tamamlanmasından önce gerçekleştirilmesi gerekir. Hırsızlık suçunun tamamlanmasından sonra gerçekleştirilen bu yöndeki eylemler somut olayın özelliğine göre hırsızlığın yanında başka bir suçu oluştur.
Dava konusu olaya gelince;
Sanığın, yanında kimlik bilgileri belirlenemeyen iki kadın ile birlikte yakınan ...’a ait serada kullanılan ve temizlik sırasında sera önündeki açık alana adet gereği bırakılan demirleri kamyonete yükledikten sonra olay yerinden ayrıldıkları, tanık ...’ın haber vermesi üzerine yakınanlar ... ve ...’ın hırsızlığı öğrendikleri, yakınan ...’ın suçun işlendiği seraya gittiği ve buradan telefon ettiği oğlu yakınan ...’ın ise yolda karşılaştığı tanık ...’dan suçun işlenmesinde kullanılan aracın 15 dakika kadar önce yanından geçerek gittiği istikameti öğrenip aracı ile arama çalışmasına başladığı, rastladığı sanığın kullandığı aracı durdurup içindeki sanık ve iki kadına demirlerin kendilerine ait olduğunu söylediği, bunun üzerine sanık ve yanındaki iki kadının, ellerindeki bıçak ve keserleri yakınan ...’a doğrultup, “yammıza yaklaşma, öldürürüz” dedikten sonra çaldıkları demirlerle kaçtıkları, kesintisiz takip bulunmaması nedeniyle hırsızlık suçunun tamamlandığı ve Mahkemenin hükme dayanak yapılan çoğunluk görüşünün de bu yönde olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin, TCK.nun 142/1-e maddesindeki hırsızlık ve aynı Yasanın 106/2-a-b maddesindeki tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması.
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz dilekçelerinde, sanık savunmanının ayrıca duruşmada ileri sürdiikleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle verilen karar 25/05/2011 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'ın katıldığı oturumda, sanık savunmanının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ve savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre, suçun sanık tarafından işlendiği,
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanıya göre, suçun işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yağma suçunun oluşması için gerekli olan tehdit ya da cebir eylemi, hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında ya da söz konusu suçun tamamlanmasından önce gerçekleştirilmesi gerekir. Hırsızlık suçunun tamamlanmasından sonra gerçekleştirilen bu yöndeki eylemler somut olayın özelliğine göre hırsızlığın yanında başka bir suçu oluştur.
Dava konusu olaya gelince;
Sanığın, yanında kimlik bilgileri belirlenemeyen iki kadın ile birlikte yakınan ...’a ait serada kullanılan ve temizlik sırasında sera önündeki açık alana adet gereği bırakılan demirleri kamyonete yükledikten sonra olay yerinden ayrıldıkları, tanık ...’ın haber vermesi üzerine yakınanlar ... ve ...’ın hırsızlığı öğrendikleri, yakınan ...’ın suçun işlendiği seraya gittiği ve buradan telefon ettiği oğlu yakınan ...’ın ise yolda karşılaştığı tanık ...’dan suçun işlenmesinde kullanılan aracın 15 dakika kadar önce yanından geçerek gittiği istikameti öğrenip aracı ile arama çalışmasına başladığı, rastladığı sanığın kullandığı aracı durdurup içindeki sanık ve iki kadına demirlerin kendilerine ait olduğunu söylediği, bunun üzerine sanık ve yanındaki iki kadının, ellerindeki bıçak ve keserleri yakınan ...’a doğrultup, “yammıza yaklaşma, öldürürüz” dedikten sonra çaldıkları demirlerle kaçtıkları, kesintisiz takip bulunmaması nedeniyle hırsızlık suçunun tamamlandığı ve Mahkemenin hükme dayanak yapılan çoğunluk görüşünün de bu yönde olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin, TCK.nun 142/1-e maddesindeki hırsızlık ve aynı Yasanın 106/2-a-b maddesindeki tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması.
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz dilekçelerinde, sanık savunmanının ayrıca duruşmada ileri sürdiikleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle verilen karar 25/05/2011 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'ın katıldığı oturumda, sanık savunmanının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.