Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/2484 K.2012/4743
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık ve mala zarar vermek suçlarından dolayı verilen iki yıl hapis cezası ile 10 yıl ertelenmiş hapis cezasının temyiz edilmesiydi; mahkeme, 5237 sayılı TCY’nin ilgili maddelerini uygulayarak hırsızlık suçunda “değerin azlığı” kavramını yasal çerçevede değerlendirerek, sanığın cezadan indirimli veya vazgeçilebilecek bir durumda olduğunu belirterek iki yıl hapis cezasının verilmesine ve 10 yıllık ertelenmiş hapis cezasının da uygulanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Mala zarar vermek
HÜKÜM: 5237 sayılı TCY.nın 142/1-a. 145. madde ve fıkraları gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ceza verilmesinden vazgeçilmesine,
5237 sayılı Yasanın 152/1-d, 62, 51/1. madde ve fıkraları gereğince 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin hırsızlık suçuyla sınırlı olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
1- 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek, ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
2- Sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenle diğer yönleri incelenmeyen hükmün tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Mala zarar vermek
HÜKÜM: 5237 sayılı TCY.nın 142/1-a. 145. madde ve fıkraları gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ceza verilmesinden vazgeçilmesine,
5237 sayılı Yasanın 152/1-d, 62, 51/1. madde ve fıkraları gereğince 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin hırsızlık suçuyla sınırlı olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
1- 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek, ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
2- Sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenle diğer yönleri incelenmeyen hükmün tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.