Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/2326 K.2012/4748
Özet: Uyuşmazlık, mahkumiyet kararı verilen hırsızlık davasında infaz sonrası denetimli serbestlik süresinin yanlış şekilde belirlenmesiyle ilgilidir; Mahkeme, 15 Mart 2012’de oybirliğiyle karar vererek, sanığın cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin hükmü düzelterek onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkraları, “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmü içermektedir. Buna göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili karar verecek mahkemeye aittir.
Bu açıklamalar ışığında, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCY’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazından sonra bir yıl denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "aynı madde uyarınca ve CGTİK 108/4 maddesi uyarınca mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın sosyal durumu ve kişiliği dikkate alınarak, sanığın denetim süresi içinde herhangi bir yükümlülüğe tabi tutulmasına veya uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına" tümcesinin çıkarılarak yerine "sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58/6 maddesi gereğince, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkraları, “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmü içermektedir. Buna göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili karar verecek mahkemeye aittir.
Bu açıklamalar ışığında, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCY’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazından sonra bir yıl denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "aynı madde uyarınca ve CGTİK 108/4 maddesi uyarınca mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın sosyal durumu ve kişiliği dikkate alınarak, sanığın denetim süresi içinde herhangi bir yükümlülüğe tabi tutulmasına veya uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına" tümcesinin çıkarılarak yerine "sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58/6 maddesi gereğince, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.