‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/22608 K.2013/7675

Esas No: 2010/22608 · Karar No: 2013/7675 · Karar Tarihi: 09.04.2013
Özet: (1) Uyuşmazlık, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının yağma suçundan düzenlediği iddianamede 5237 sayılı TCY’nın 150/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki savunma hakkı ve ceza indirimine ilişkin kararın temyiz edilmesidir. (2) Mahkeme, yerel mahkemenin 150/2. maddeyi uygulamama kararıyla ilgili olarak savunma hakkının kısıtlanmadığını, ek savunma talebinin gereksiz olduğunu ve yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirleyerek temyizi reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı temel ilke olmakla birlikte, savunma hakkının sınırlandığından söz edebilmek için, savunmanın hükmü etkileyecek nitelik taşıması ve yargılaması yapılan fiile ilişkin olması gerekir. 5271 sayılı CYY’nın 226. maddesi; yargılaması yapılan ve iddianamede yasal unsurları gösterilen suçun temas ettiği Yasa maddelerinden başkasıyla mahkumiyet durumunda veya cezanın arttırılmasını gerektiren nedenlerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması hallerinde, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesi uyarınca, sanığın ek savunmasını yapabilmesi için bir takım usullere uyulması yükümlülüğünü getiren özel bir düzenlemedir. Bu konuya ilişkin olarak Ceza Genel Kurulunun 29.12.1998 gün ve 321–393 sayılı kararında; “İddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğinin değişmesi ya da cezanın artırılmasını gerektiren hallerin, ilk defa duruşma sırasında ileri sürülmesi halinde, sanık veya müdafisine ek savunma hakkı verilmeden, sanığın iddianamede gösterilen suçun temas ettiği kanun hükmünden başkasıyla cezalandırılamayacağı” sonucuna ulaşılmış, 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesinden sonra verilen CGK'nın 13.12.2011 tarih, 6/356-275 Esas ve Karar sayılı ilamında da aynı hususlara değinilmiştir.

5237 sayılı TCY’nın 150. maddesinde; "Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir" şeklinde ki düzenleme ile cezada indirim hususunda, geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yağma suçundan düzenlenen iddianamede özetle; "Suça sürüklenen çocukların yakınıcıyı durdurarak, yol sorduktan sonra tokat atmak suretiyle bisikletini zorla aldıklarından haklarında TCY’nın 150/2. maddesinin de uygulanması" istenmiş; atılı suç ve sevk maddeleri uyarınca savunmasını yapan sanıkların TCK'nın 149/1-c, 62. maddeleri uyarınca yasal unsurları gösterilen yağma suçundan cezalandırılmalarına, haklarında, takdiren aynı Yasanın 150/2. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme; iddianamede değinilmiş olan, sanıkların amaçlarını belirterek uygulama şartları gerçekleşmediği için 5237 sayılı TCY’nın 150/2. maddesini uygulamamıştır. Bir başka deyişle sanıkların cezasının artırılmasını gerektiren bir durum ilk kez duruşmada ortaya çıkmamıştır. Sanıklarırın iddianamedeki anlatım ile 150/2. maddenin uygulanmama ihtimalini kovuşturma aşamasının her safhasında değerlendirip, bu yönde bir savunma yapması imkanları kısıtlanmamıştır. Kaldı ki; düzenlenen iddianamede yanılgı ile sanıklar hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün, aleyhlerine olacak şekilde uygulanmaması, sanıklara ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyecektir.

Ceza Genel Kurulunun 30.09.1991 gün, 225-241 ve 05.11.1990 gün, 221-253 sayılı kararları da bu doğrultuda olup, anılan kararlarda; “Suç tarihinde 18 yaşını bitirdiği saptanan sanık hakkında düzenlenen iddianamede zuhulen TCK’nın 55/3. maddesinin istenilmiş olması, kendisine CMUK'nın 258. maddesi uyarınca ek savunma verilmesini gerektirmediği” sonucuna varılmıştır.

Yukarıda da belirtildiği üzere; sanıklar, mahkemece TCK'nın 150/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünden duruşmanın başından beri savunma yapma olanağına sahip olmuşlardır. Sanıklar hakkında uygulanmayan norm, iddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğini değiştirmemekte ya da cezanın artırılmasını gerektiren hal olarak ilk defa duruşmada ortaya çıkmamaktadır. Dolayısıyla savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmayıp, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nın 150. maddesinin uygulanmaması nedeniyle ayrıca ek savunma hakkı vermeyen yerel mahkeme hükmünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Mahkemece 5271 sayılı Yasa'nın 150/3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, yaşı küçük olan sanıklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğunda hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının yargılama gideri alınmasına ilişkin bölümünden ""sanıklara CMK'nın 150. maddesi gereğince görevlendirilen zorunlu müdafiilik ücretinin alınmasına ilişkin" sözcüklerinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?