Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/21518 K.2011/1067
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı 6136 sayılı Yasaya aykırılık nedeniyle mahkumiyet kararıdır; Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek hükmün onanmasını, ancak bazı savunma noktalarını kabul ederek kararın belirli bölümlerini bozup sanıkların tutukluluk süresi sonunda salıverilmesini emredmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Tüm sanıklar hakkında hırsızlık; sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların hırsızlık suçunu işledikten sonra yakalanmaları üzerine, yakınana ait çaldıkları fotoğraf makinesinin bulunduğu yeri söyleyerek, adli emanete teslimini sağladıklarının anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıklar Mehmet ve Erkan’ın kendilerine yarar sağlamak amacıyla yakınana ait cep telefonu çalıp zilyetliklerine geçirdikten sonra parçalamaları şeklinde gelişen olayın bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturduğu, yakınanın fiili kullanımından çıkan ve artık sanıkların hakimiyetinde bulunan cep telefonuna zarar verilmesi eyleminin mala zarar verme suçunun unsurları arasında bulunan ‘başkasının taşınır malını tahrip eden…’ unsurunu içermediği ve bu eylemin yakınana yönelik olarak gerçekleşmediği anlaşıldığından; unsurları itibariyle oluşmayan mala zarar verme suçundan sanıkların beraatı yerine yazılı biçimde mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozmanın kapsamı ve tutukluluk süresine göre sanıkların, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değillerse derhal salıverilmeleri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 14/02/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Tüm sanıklar hakkında hırsızlık; sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların hırsızlık suçunu işledikten sonra yakalanmaları üzerine, yakınana ait çaldıkları fotoğraf makinesinin bulunduğu yeri söyleyerek, adli emanete teslimini sağladıklarının anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıklar Mehmet ve Erkan’ın kendilerine yarar sağlamak amacıyla yakınana ait cep telefonu çalıp zilyetliklerine geçirdikten sonra parçalamaları şeklinde gelişen olayın bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturduğu, yakınanın fiili kullanımından çıkan ve artık sanıkların hakimiyetinde bulunan cep telefonuna zarar verilmesi eyleminin mala zarar verme suçunun unsurları arasında bulunan ‘başkasının taşınır malını tahrip eden…’ unsurunu içermediği ve bu eylemin yakınana yönelik olarak gerçekleşmediği anlaşıldığından; unsurları itibariyle oluşmayan mala zarar verme suçundan sanıkların beraatı yerine yazılı biçimde mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozmanın kapsamı ve tutukluluk süresine göre sanıkların, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değillerse derhal salıverilmeleri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 14/02/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.