‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/1406 K.2012/4440

Esas No: 2010/1406 · Karar No: 2012/4440 · Karar Tarihi: 13.03.2012
Özet: Uyuşmazlık, mahkeme kararının hatalı tarih ve hapis infazı sonrası hakların kullanılmasıyla ilgili eksik hüküm konusundaki temyiz taleplerine ilişkin; Mahkeme, 22.06.2006 suç tarihinin düzeltilmesi, hırsızlık suçunun niteliğinin kabul edilmesi ve hapis cezasının infazı tamamlanana kadar hakların kullanılması yasağına ilişkin eksik hükmün düzeltilerek onaylanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması ve 22.06.2006 olan suç tarihinin karar başlığında hatalı yazılması yerinde düzeltilmesi, olanaklı kabul edilmiştir.

Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın, sokakta park halinde bulunan kapıları kilitli aracın kapısını bir şekilde zorlayarak açıp, düz kontak yaparak çalması şeklinde gelişen olayda, sanığın yakalanma biçimine, araçta meydana gelen zarara ve kaza sonucu terk edilmesine göre, kullanma hırsızlığının koşulları bulunmadığı gözetilmeden, hükmolunan cezadan TCK.nun 146/1. maddesiyle indirim yapılması ve tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, aynı Yasanın 58/6-7. maddeleri ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” tümcesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün eleştiri dışında DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?