Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/10700 K.2013/6790
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın aracını kilitleyerek hırsızlık suçunu işlediği iddiası ve bu eylemin 5237 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek, önceki mahkemenin kararını bozmuş ve sanığın hapis cezasının infaz süresinin belirlenmesi ile denetimli serbestlik tedbirine ilişkin düzenlemeleri yeniden inceleyerek yeni bir hüküm vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Yakınıcının aracını camlarını kapatıp, kilitleyerek bıraktığını beyan ettiği, olay yeri inceleme tutanağında da aracın kapısının ne şekilde açıldığı hususunda bir açıklamanın olmadığı, sadece düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılmaya çalışıldığının belirtildiği, sanığın da aşamalarda suçunu inkar ettiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin bu hali ile 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aleyhine yorumla yazılı şekilde uygulama yaplması,
2-5237 sayılı Yasanın 61. maddesi uyarınca sanığın sonuç cezası belirlenirken aynı Yasanın 35/2. maddesinden önce 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
4-Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrer olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Yakınıcının aracını camlarını kapatıp, kilitleyerek bıraktığını beyan ettiği, olay yeri inceleme tutanağında da aracın kapısının ne şekilde açıldığı hususunda bir açıklamanın olmadığı, sadece düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılmaya çalışıldığının belirtildiği, sanığın da aşamalarda suçunu inkar ettiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin bu hali ile 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aleyhine yorumla yazılı şekilde uygulama yaplması,
2-5237 sayılı Yasanın 61. maddesi uyarınca sanığın sonuç cezası belirlenirken aynı Yasanın 35/2. maddesinden önce 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
4-Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrer olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.