Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/9126 K.2012/18043
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık suçundan dolayı verilen 2 yıl hapis cezasının miktarı ve uygulama şekliyle ilgili olarak, özellikle yasal indirimlerin yanlış uygulanması ve velayet/vesayet haklarının göz ardı edilmesi iddialarını içeriyor. Mahkeme, sanıkların hırsızlık suçunu işlediğini kabul ederek 2 yıl hapis cezasını onayladı ancak 53/1‑c maddesinin eksik uygulamasını düzeltmek için hükmü bozup yeniden düzenleyerek karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kısa kararda temel ceza 5237 Sayılı Yasa'nın 142/1-e maddesi uyarınca 2 yıl hapis olarak belirlendikten sonra aynı yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanırken “sanıkların ayrı ayrı 1'er yıl ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına” yazılıp gerekçeli kararda “sanıkların ayrı ayrı 1 er yıl 8 ay hapis” olarak yazılmış olduğunun belirlenmesi karşısında; kısa kararda ay kısmının eksik bırakılmasının katip yazım hatası olduğu bunun denetlenebilir olduğu anlaşılıp, yerinde eklenmesi olanaklı kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamış; sanıkların olay günü katılana ait park halindeki aracın kapısını zorlamak suretiyle açıp, düz kontak yapmak suretiyle çaldıklarının dosya kapsamından anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b yerine, aynı yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması, sanıkların adli sicil kaydına göre hırsızlık suçlarından tekerrüre esas hükümlülükleri bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın “53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak” yerine 53. maddeyle ilgili olarak ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kısa kararda temel ceza 5237 Sayılı Yasa'nın 142/1-e maddesi uyarınca 2 yıl hapis olarak belirlendikten sonra aynı yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanırken “sanıkların ayrı ayrı 1'er yıl ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına” yazılıp gerekçeli kararda “sanıkların ayrı ayrı 1 er yıl 8 ay hapis” olarak yazılmış olduğunun belirlenmesi karşısında; kısa kararda ay kısmının eksik bırakılmasının katip yazım hatası olduğu bunun denetlenebilir olduğu anlaşılıp, yerinde eklenmesi olanaklı kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamış; sanıkların olay günü katılana ait park halindeki aracın kapısını zorlamak suretiyle açıp, düz kontak yapmak suretiyle çaldıklarının dosya kapsamından anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b yerine, aynı yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması, sanıkların adli sicil kaydına göre hırsızlık suçlarından tekerrüre esas hükümlülükleri bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın “53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak” yerine 53. maddeyle ilgili olarak ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.