Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/676 K.2011/22509
Özet: Taraflı eylemin 765/492/1 sayılı TCK hükümlerine uygun olduğunu, suç tarihinden itibaren 102/4 ve 104/2 sayılı TCK maddeleri gereği zamanaşımının gerçekleştiğini tespit ederek, müvekkillerin savunmalarını bozmak üzere 5320/8/1 sayılı Yasa ve 1412/322 maddesine dayanarak kamu davasını 11.07.2011 tarihli oybirliği kararla düşürmeyi açıkça kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların suça konu eşyaları aldıkları tandır evi tabir edilen yerin kapısının açık olduğunu ileri sürüp savunmuş olmaları ve yakınaın da aşamalarda kapının kilitli olduğuna ilişkin beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında, eyleminin 765 sayılı TCK'nun 492/1 maddesine uyan suça uyduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1 maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 22.04.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların suça konu eşyaları aldıkları tandır evi tabir edilen yerin kapısının açık olduğunu ileri sürüp savunmuş olmaları ve yakınaın da aşamalarda kapının kilitli olduğuna ilişkin beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında, eyleminin 765 sayılı TCK'nun 492/1 maddesine uyan suça uyduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1 maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 22.04.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.