‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/6548 K.2012/15613

Esas No: 2009/6548 · Karar No: 2012/15613 · Karar Tarihi: 20.09.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın konut dokunulmazlığını bozmak ve hırsızlık suçlarından mahkum edilmesidir; mahkeme, bu suçların işlendiğini kabul ederek, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerine göre hapis cezası ve haklardan yoksun bırakma kararını onaylamıştır. Mahkemenin sonucu, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından mahkumiyetidir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Sanığın ve kimlikleri belirlenemeyen iki suç arkadaşının gündüz vakti yakınanın oturduğu binanın dış ana kapısının zincirine tel takarak açıp içeri girdikleri, daha sonra yakınanın evden ayrılmadan önce bağımsız daire kapısının önündeki paspasın altına gizlediği anahtarı alıp, bu anahtarı kullanarak dairenin kapı kilidini açtıkları ve içeri girip hırsızlık yaptıkları anlaşılıp kabul edildiğine göre; suçta kullanılan anahtarın aleni bir şekilde ortada bulunmadığı ve bu nedenle sanığın hırsızlık eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/2-son. (5237 sayılı TCK'nın 142/2-d) maddesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522/1 (pek aşırı), 81/2-3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 53, 116/1, 119/1-c, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazlarıve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen "uzlaşma" hükmünün değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Gündüz vakti konut dokunulmazlığını bozmak suçunun sanık ve yanındaki kimlikleri belirlenemeyen iki kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?