Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/5443 K.2011/47464
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkumun hapis cezası miktarı ve infaz süresi sırasında haklarının (özellikle velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri) uygulanıp uygulanmamasıydı; Mahkeme, 10 yıllık hapis yerine 5 yıl hapis cezasını onaylayarak, mahkumun ilgili TCK maddesi uyarınca haklarını yoksun bırakma kararını bozmadı ve hükmü aynı şekilde onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.04.2010 tarih ve 2010/11-1 esas, 2010/72 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesinde öngörülen “cezayı aleyhe değiştirmeme ilkesi” yalnızca “sanıklar” yönünden kabul edilmiş bir hukuki müessesedir. “Sanık” ise, hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan kişidir. Uyarlama yargısının, hakkında kesinleşmiş ve infaz yeteneği bulunan bir hüküm kurulmuş kişiler için söz konusu olması nedeniyle, hükümlü ... hakkında bu ilkenin uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden 10 yıl hapis cezası yerine, 5 yıl hapis cezana hükmedilmesi,
2- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak hükümlünün 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, sonuçta hükmedilen 5 yıl hapis cezasının 10 yıl hapis cezası olarak belirlenmesine ve “5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm de çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak hükümlünün 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.04.2010 tarih ve 2010/11-1 esas, 2010/72 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesinde öngörülen “cezayı aleyhe değiştirmeme ilkesi” yalnızca “sanıklar” yönünden kabul edilmiş bir hukuki müessesedir. “Sanık” ise, hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan kişidir. Uyarlama yargısının, hakkında kesinleşmiş ve infaz yeteneği bulunan bir hüküm kurulmuş kişiler için söz konusu olması nedeniyle, hükümlü ... hakkında bu ilkenin uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden 10 yıl hapis cezası yerine, 5 yıl hapis cezana hükmedilmesi,
2- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak hükümlünün 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, sonuçta hükmedilen 5 yıl hapis cezasının 10 yıl hapis cezası olarak belirlenmesine ve “5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm de çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak hükümlünün 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.