Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/29256 K.2011/40040
Özet: (1) Sanıkların 14.09.2000 gece vakti konut hırsızlığı eylemi ve ilgili suçun yasal çerçevesi; (2) Mahkeme, sanıkların hüküm süresinin zamanaşımı nedeniyle düşmesini kabul ederek, yazılı şekilde mahkumiyet kararını bozmadı ve kamu davasının devam etmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında yapılan incelemede:
Hükümlü ... ile birlikte hareket ederek 14.09.2000 günü gece vakti yakınan ...'ın konutunun keşfe ve bilirkişi raporuna göre sağlam ve dayanıklı olmadığı belirlenen kapısını kırmak suretiyle içeri giren ve hırsızlık yapan sanık ...'in eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522/1, 2253 sayılı Yasanın 12/1 ve TCK'nın 102/4. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/2, 66/1-e, 66/2, 116/2-4, 119/1-c, 31/2, 66/1-e, 66/2, 151/1, 31/2, 66/1-e, 66/2. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelelerinde öngörülen 4 yıllık sürenin hükmün kurulduğu 02.05.2007 tarihinden önce dolmuş bulunduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine, yazılı şekilde sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, adı geçen sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
./..
-2-
II- Hükümlü ... hakkında yapılan incelemede:
Hükümlü ... hakkında kurulan Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2005 gün ve 2000/288 Esas, 2005/51 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın diğer sanık hakkında lehe olan yasanın değerlendirilmesi için dosyayı mahkemeye iade etmesi üzerine yeniden yapılan yargılamada, dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2007 gün ve 2007/125-186 sayılı kararında da açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre yargılaması sürdürülen diğer sanık ... hakkındaki davanın farklı hükümlere bağlı olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, yargılamaya devam olunarak yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında yapılan incelemede:
Hükümlü ... ile birlikte hareket ederek 14.09.2000 günü gece vakti yakınan ...'ın konutunun keşfe ve bilirkişi raporuna göre sağlam ve dayanıklı olmadığı belirlenen kapısını kırmak suretiyle içeri giren ve hırsızlık yapan sanık ...'in eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522/1, 2253 sayılı Yasanın 12/1 ve TCK'nın 102/4. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/2, 66/1-e, 66/2, 116/2-4, 119/1-c, 31/2, 66/1-e, 66/2, 151/1, 31/2, 66/1-e, 66/2. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelelerinde öngörülen 4 yıllık sürenin hükmün kurulduğu 02.05.2007 tarihinden önce dolmuş bulunduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine, yazılı şekilde sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, adı geçen sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
./..
-2-
II- Hükümlü ... hakkında yapılan incelemede:
Hükümlü ... hakkında kurulan Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2005 gün ve 2000/288 Esas, 2005/51 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın diğer sanık hakkında lehe olan yasanın değerlendirilmesi için dosyayı mahkemeye iade etmesi üzerine yeniden yapılan yargılamada, dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2007 gün ve 2007/125-186 sayılı kararında da açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre yargılaması sürdürülen diğer sanık ... hakkındaki davanın farklı hükümlere bağlı olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, yargılamaya devam olunarak yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.