Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/26341 K.2011/5117
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili mahkumiyet kararının temyizinde ortaya çıkan usul ve hukuki hatalardır; mahkeme, bu hataları düzelterek hükmün yeniden düzenlenmesini ve yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesini talep etti. Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek kararın bazı bölümlerini bozdu ve hüküm metninde “müteselsilen” ifadesinin yerine “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” yazılmasını emrederek kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı, ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, yerine “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, yakınan ...’ya karşı işlenen hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıkların her bir yakınana yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ve bağımsız biçimde değerlendirme yapılarak, denetime olanak sağlayacak ve infazda kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, sanıklar hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...'na yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde yazılı biçimde toplu uygulama yapılması suretiyle CMK’nın 232. maddesine aykırı davranılması,
2-) Sanıklar hakkında yakınanlar ... ve ...'na; sanık ... hakkında ise, yakınan ...’ya yönelik eylemler eylemler nedeniyle 5560 sayılı yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut (işyeri) dokunulmazlığını bozma suçu yönünden yöntemine uygun uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-) Sanık ... hakkında yakınan ...’ya yönelik mala zarar verme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde dava konusu dışına çıkılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre de; yakınanın anlatımına göre, kilitli olmayan ve sürekli açık olan kapıdan girilerek hırsızlık yapıldığının anlaşılması karşısında; mala zarar verme suçunun unsurlarının oluşmadığının düşünülmemesi,
4-) Yakınan ...’ya yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının, geceden sayılan zaman dilimi içinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden, sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 143 ve 116/4. maddeleri ile uygulama yapılması,
5-) Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık ... hakkında yakınan ...’ya yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanıklar ... ve ... 'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...'na yönelik eylemler ile sanık ... hakkında yakınan ...’ya yönelik mala zarar verme eylemi yönünden diğer kısımları incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı, ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, yerine “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, yakınan ...’ya karşı işlenen hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıkların her bir yakınana yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ve bağımsız biçimde değerlendirme yapılarak, denetime olanak sağlayacak ve infazda kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, sanıklar hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...'na yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde yazılı biçimde toplu uygulama yapılması suretiyle CMK’nın 232. maddesine aykırı davranılması,
2-) Sanıklar hakkında yakınanlar ... ve ...'na; sanık ... hakkında ise, yakınan ...’ya yönelik eylemler eylemler nedeniyle 5560 sayılı yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut (işyeri) dokunulmazlığını bozma suçu yönünden yöntemine uygun uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-) Sanık ... hakkında yakınan ...’ya yönelik mala zarar verme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde dava konusu dışına çıkılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre de; yakınanın anlatımına göre, kilitli olmayan ve sürekli açık olan kapıdan girilerek hırsızlık yapıldığının anlaşılması karşısında; mala zarar verme suçunun unsurlarının oluşmadığının düşünülmemesi,
4-) Yakınan ...’ya yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının, geceden sayılan zaman dilimi içinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden, sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 143 ve 116/4. maddeleri ile uygulama yapılması,
5-) Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık ... hakkında yakınan ...’ya yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanıklar ... ve ... 'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...'na yönelik eylemler ile sanık ... hakkında yakınan ...’ya yönelik mala zarar verme eylemi yönünden diğer kısımları incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.