Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/22232 K.2012/24505
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın konut dokunulmazlığını ihlal ederek hırsızlık suçundan mahkum edilmesinin temyizidir; Mahkeme, zamanaşımı nedeniyle davayı düşürerek hükmü bozmuş ve sanığı hırsızlık suçundan beraat ettirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 25/1. ve geçici 1/3. maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcısının duruşmalara katılmaması gerektiğinin gözetilmemesi, giderilme olanağı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 116/1, 119/1-c, 31/3. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, kararın verildiği 22.11.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Top savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan hazırlık aşamasındaki beyanında, olay günü evinin kapısını kilitleyerek pazara gittiğini, eve geri geldiğinde koltuğun üzerinde bulunan cep telefonunun olmadığını farkettiğini, evin dağınık olmaması nedeniyle durumdan şüphelenmediğini, olaydan iki gün sonra komşularının oğlu olan tanık ...'nin pazar yerinde bulduğunu söyleyerek cep telefonunu kendisine verdiğini, bu tarihten iki gün sonrada yine tanık ...'nin içerisinde (cd) bulunan ve kendisinin kaybolduğunun farkına bile varmadığı cd çantasını ağacın altında bulduğunu söyleyerek verdiğini ve yine bu tarihten altı gün sonra polise evinde hırsızlık olduğundan bahisle ihbarda bulunduğunu, Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde ise iki adet bakır su testisinin de kaybolduğunu ancak kendisine iade edilmediğini bildirmiş, 24/04/2006 tarihli görgü tespit tutanağında katılana ait evin giriş kapısının ahşap olduğu, kapı üzerinde herhangi bir zorlama izinin olmadığı, kilit sisteminin sağlam çalışır vaziyette olduğunun bildirildiği görülmüş, tanık ... 11/10/2006 tarihli oturumda, katılanın kayınpederi olduğunu, katılanın cep telefonu kaybolunca tanık ...'ye cep telefonunu görüp görmediğini sorduğunu, tanık ...'nin telefonunun büyük ekranlı olup olmadığını sorması üzerine şüphelendiğini durumu tanığın babasına bildirdiğini, tanık ... telefonu kendisine getirdiğini, birkaç gün sonrada içerisinde (cd) bulunan çantayı bulduğunu söyleyerek kendisine verdiğini beyan etmiş, tanık ... hazırlık aşamasında Emniyet Müdürlüğünde verdiği beyanında, 14/04/2006 günü saat: 15.40 sıralarında arkadaşı ... ile birlikte evinden çıktıkları sırada katılanın evinin kapısında daha önceden tanıdığı sanık ve yanında tanımadığı iki kişi daha olduğunu gördüğünü, sanığın elinde (Le) şeklinde demir parçası olduğunu, demir parçası ile kapıyı ittirerek kapı diline kart sokarak kapıyı açtıklarını, kendisinin beklediğini, yaklaşık on dakika sonra evden çıktıklarını, ellerinde cep telefonu ile cd çantası olduğunu, apartmandan dışarı çıktıklarında ... ile birlikte takip ettiklerini ve 10-15 metre gidince sanık ve arkadaşlarının kendilerini gördüklerini ve cd çantasını ve cep telefonunu yere atarak kaçtıklarını, kendisinin olay akşamı cd çantası ve cep telefonunu ...'e teslim ettiğini, 11/10/2006 tarihli oturumda ise ... ile evlerinden çıktıkları sırada aşağı kattan sesler gelmesi üzerine baktıklarında sanığın yanındaki iki arkadaşı ile katılanın evinin kapısını açmaya çalıştıklarını gördüklerini, ne yaptıklarını sorduğunu, sanığın bıçak çektiğini ve kimseye bir şey söylememesi için korkuttuğunu, bunun üzerine eve çıktıklarını, yaklaşık 10 dakika sonra sanık ve arkadaşlarının katılanın evinden çıktıklarını gördüklerini, ... ile birlikte peşlerinden gittiklerini, sanık ve arkadaşlarının kendilerini görünce ellerindeki, eşyaları attıklarını, cep telefonunu dışarıda bir yere gömdüklerini, cd çantasını ise cd leri yüklemek için eve getirdiğini, daha sonra babası kendisini sıkıştırınca olayı anlattığını ve eşyaları ...'e teslim ettiğini, katılanın bahsettiği bakır testileri ise görmediğini beyan etmiş, tanık ... ise tüm aşamalarda, tanık ...'nin evlerinden çıkarlarken alt katta sesler duyduklarını, ...'nin alt kata bakmaya gittiğini, kendisinin eve girdiğini, bir süre sonra kendisininde evden ayrılıp apartman dışına çıktığında ...'nin elinde cd çantası ile geldiğini gördüğünü, cd çantasını bulduğunu söylediğini, daha sonra eve tekrar giderek cd'leri bilgisayara yüklediklerini, cd'lerden birisinin düğün cd olup ...'nin bunların katılana ait olduğunu ve cd'lere bakıp daha sonra vereceğini söylediğini telefondan ise bahsetmediğini beyan etmiş sanığın ise tüm aşamalarda atılı suçu işlemediğini savunmuş olması ve dosya kapsamı dikkate alındığında;
Hakim bu güne dayanarak dünü öğrenir. Dün hakkındaki şüphesini deliller sayesinde yener. Şüphenin yenilmesi yerini belirliliğe terk eder.
Delillerin gösterdiği objektif bakımından bir (ihtimal) dir. Buna rağmen ihtimal belli bir dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta aranan belirlilik ortaya çıkar. Her olayda lehe ve aleyhe deliller vardır.
Kanaati meydana getiren delillerin tek tek değerlendirilişi kadar hep birlikte değerlendirilmesi de mümkündür. Deliller bütünlük teşkil ediyorsa, bir bütünün birbiri ile uyuşan ve birbirini tamamlayan parçaları ise, bu hakiki delildir. İspat konusu, gerçeğin bir parçası olan olay hakkında hüküm vermektir.
Gerçekten Hakim geçmişte ne olduğunu ve nasıl olduğunu bilmeye mecburdur, elindeki imkan, bu gündür.
Bu günden maksat da, varlığını duygularımızla öğrendiğimiz şeylerdir. İşte "delil" budur.
Delillerin bu günün akılcı anlayışına göre, Hakimin kanaati, ispat edilmesi istenen olayların tahlil ve tetkiki ile lehe ve aleyhe bütün şartları tenkit ve değerlendirmesinin mahsulü olacaktır. İspat edilmesi gereken şüpheli olandır. Delillerden biri de tanıktır. Tanık taraflardan olmayan, fakat olay hakkında görgü ve bilgisi olmuş bir kişinin, o olay hakkında beş duyusu ile edindiği sübut konusunda karar verecek mahkeme ve/veya Hakim huzurundaki sözlü beyanıdır. Sanık dışında herkesin bu konumda ele alınabileceği dikkate alınarak, değerlendirme yapılacağı muhakkaktır. Bu genel ilkeler ışığında;
Yakınan ..., tanıklar ... ve ...'nun beyanları ve görgü tespit tutanağı dikkate alındığında tanık ...'nin aşamalarda değişen ve gelişen bu delillerle örtüşmeyen beyanlarına hangi sebeplerle ile üstünlük tanındığı karar yerinde yeterli ve inandırıcı gerekçeler ile açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Top savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 25/1. ve geçici 1/3. maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcısının duruşmalara katılmaması gerektiğinin gözetilmemesi, giderilme olanağı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 116/1, 119/1-c, 31/3. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, kararın verildiği 22.11.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Top savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan hazırlık aşamasındaki beyanında, olay günü evinin kapısını kilitleyerek pazara gittiğini, eve geri geldiğinde koltuğun üzerinde bulunan cep telefonunun olmadığını farkettiğini, evin dağınık olmaması nedeniyle durumdan şüphelenmediğini, olaydan iki gün sonra komşularının oğlu olan tanık ...'nin pazar yerinde bulduğunu söyleyerek cep telefonunu kendisine verdiğini, bu tarihten iki gün sonrada yine tanık ...'nin içerisinde (cd) bulunan ve kendisinin kaybolduğunun farkına bile varmadığı cd çantasını ağacın altında bulduğunu söyleyerek verdiğini ve yine bu tarihten altı gün sonra polise evinde hırsızlık olduğundan bahisle ihbarda bulunduğunu, Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde ise iki adet bakır su testisinin de kaybolduğunu ancak kendisine iade edilmediğini bildirmiş, 24/04/2006 tarihli görgü tespit tutanağında katılana ait evin giriş kapısının ahşap olduğu, kapı üzerinde herhangi bir zorlama izinin olmadığı, kilit sisteminin sağlam çalışır vaziyette olduğunun bildirildiği görülmüş, tanık ... 11/10/2006 tarihli oturumda, katılanın kayınpederi olduğunu, katılanın cep telefonu kaybolunca tanık ...'ye cep telefonunu görüp görmediğini sorduğunu, tanık ...'nin telefonunun büyük ekranlı olup olmadığını sorması üzerine şüphelendiğini durumu tanığın babasına bildirdiğini, tanık ... telefonu kendisine getirdiğini, birkaç gün sonrada içerisinde (cd) bulunan çantayı bulduğunu söyleyerek kendisine verdiğini beyan etmiş, tanık ... hazırlık aşamasında Emniyet Müdürlüğünde verdiği beyanında, 14/04/2006 günü saat: 15.40 sıralarında arkadaşı ... ile birlikte evinden çıktıkları sırada katılanın evinin kapısında daha önceden tanıdığı sanık ve yanında tanımadığı iki kişi daha olduğunu gördüğünü, sanığın elinde (Le) şeklinde demir parçası olduğunu, demir parçası ile kapıyı ittirerek kapı diline kart sokarak kapıyı açtıklarını, kendisinin beklediğini, yaklaşık on dakika sonra evden çıktıklarını, ellerinde cep telefonu ile cd çantası olduğunu, apartmandan dışarı çıktıklarında ... ile birlikte takip ettiklerini ve 10-15 metre gidince sanık ve arkadaşlarının kendilerini gördüklerini ve cd çantasını ve cep telefonunu yere atarak kaçtıklarını, kendisinin olay akşamı cd çantası ve cep telefonunu ...'e teslim ettiğini, 11/10/2006 tarihli oturumda ise ... ile evlerinden çıktıkları sırada aşağı kattan sesler gelmesi üzerine baktıklarında sanığın yanındaki iki arkadaşı ile katılanın evinin kapısını açmaya çalıştıklarını gördüklerini, ne yaptıklarını sorduğunu, sanığın bıçak çektiğini ve kimseye bir şey söylememesi için korkuttuğunu, bunun üzerine eve çıktıklarını, yaklaşık 10 dakika sonra sanık ve arkadaşlarının katılanın evinden çıktıklarını gördüklerini, ... ile birlikte peşlerinden gittiklerini, sanık ve arkadaşlarının kendilerini görünce ellerindeki, eşyaları attıklarını, cep telefonunu dışarıda bir yere gömdüklerini, cd çantasını ise cd leri yüklemek için eve getirdiğini, daha sonra babası kendisini sıkıştırınca olayı anlattığını ve eşyaları ...'e teslim ettiğini, katılanın bahsettiği bakır testileri ise görmediğini beyan etmiş, tanık ... ise tüm aşamalarda, tanık ...'nin evlerinden çıkarlarken alt katta sesler duyduklarını, ...'nin alt kata bakmaya gittiğini, kendisinin eve girdiğini, bir süre sonra kendisininde evden ayrılıp apartman dışına çıktığında ...'nin elinde cd çantası ile geldiğini gördüğünü, cd çantasını bulduğunu söylediğini, daha sonra eve tekrar giderek cd'leri bilgisayara yüklediklerini, cd'lerden birisinin düğün cd olup ...'nin bunların katılana ait olduğunu ve cd'lere bakıp daha sonra vereceğini söylediğini telefondan ise bahsetmediğini beyan etmiş sanığın ise tüm aşamalarda atılı suçu işlemediğini savunmuş olması ve dosya kapsamı dikkate alındığında;
Hakim bu güne dayanarak dünü öğrenir. Dün hakkındaki şüphesini deliller sayesinde yener. Şüphenin yenilmesi yerini belirliliğe terk eder.
Delillerin gösterdiği objektif bakımından bir (ihtimal) dir. Buna rağmen ihtimal belli bir dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta aranan belirlilik ortaya çıkar. Her olayda lehe ve aleyhe deliller vardır.
Kanaati meydana getiren delillerin tek tek değerlendirilişi kadar hep birlikte değerlendirilmesi de mümkündür. Deliller bütünlük teşkil ediyorsa, bir bütünün birbiri ile uyuşan ve birbirini tamamlayan parçaları ise, bu hakiki delildir. İspat konusu, gerçeğin bir parçası olan olay hakkında hüküm vermektir.
Gerçekten Hakim geçmişte ne olduğunu ve nasıl olduğunu bilmeye mecburdur, elindeki imkan, bu gündür.
Bu günden maksat da, varlığını duygularımızla öğrendiğimiz şeylerdir. İşte "delil" budur.
Delillerin bu günün akılcı anlayışına göre, Hakimin kanaati, ispat edilmesi istenen olayların tahlil ve tetkiki ile lehe ve aleyhe bütün şartları tenkit ve değerlendirmesinin mahsulü olacaktır. İspat edilmesi gereken şüpheli olandır. Delillerden biri de tanıktır. Tanık taraflardan olmayan, fakat olay hakkında görgü ve bilgisi olmuş bir kişinin, o olay hakkında beş duyusu ile edindiği sübut konusunda karar verecek mahkeme ve/veya Hakim huzurundaki sözlü beyanıdır. Sanık dışında herkesin bu konumda ele alınabileceği dikkate alınarak, değerlendirme yapılacağı muhakkaktır. Bu genel ilkeler ışığında;
Yakınan ..., tanıklar ... ve ...'nun beyanları ve görgü tespit tutanağı dikkate alındığında tanık ...'nin aşamalarda değişen ve gelişen bu delillerle örtüşmeyen beyanlarına hangi sebeplerle ile üstünlük tanındığı karar yerinde yeterli ve inandırıcı gerekçeler ile açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Top savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.