Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/19248 K.2012/23918
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların işyerinde bulunan ayakkabıyı çalarak hırsızlık suçunu işlemiş olmaları ve bu eylemin 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleriyle uyuşup uyuşmadığıdır; mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek hükmün kısmen bozulmasına karar verip sanıkların cezalarının infazı sırasında velayet haklarından yoksun bırakılmasını ve diğer hukuki eksiklikleri düzelterek yeni bir karara bağlanmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'nun savunmasının 28.07.2006 tarihinde ... Askeri Cezaevi'nde bulunduğu sırada, talimat yolu ile alındığı, hükmün sanığın yokluğunda verildiği, 19.10.2006 tarihinde aynı konutta oturan annesinin imzasına tebliğ edildiği, posta aracılığı ile gönderdiği havalesiz ve tarihsiz dilekçe ile hükme itiraz ettiğini belirttiği, zarf üzerine 26.10.2006 tarihinin kaşe ile basılmış olduğu, daha sonra 02.11.2006 tarihli, askerlik adresinden göndermiş olduğu dilekçe ile de itiraz ettiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın işyerinde bulunan ayakkabının sanıklar tarafından çalınması biçiminde gerçekleşen eylemde suçun 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Soruşturma aşamasında sanık ...'in yer göstermesi ile yakınana ait ayakkabının bulunup iade edilmiş olması karşısında, 5237 sayılı TCY'nın 168/1. maddesi uyarınca yapılacak indirim oranının anılan maddenin 2. fikrasındaki sınırlama nedeniyle 1/2’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
5-Sanık ... hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. ve 6008 sayılı Yasanın 7. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'nun savunmasının 28.07.2006 tarihinde ... Askeri Cezaevi'nde bulunduğu sırada, talimat yolu ile alındığı, hükmün sanığın yokluğunda verildiği, 19.10.2006 tarihinde aynı konutta oturan annesinin imzasına tebliğ edildiği, posta aracılığı ile gönderdiği havalesiz ve tarihsiz dilekçe ile hükme itiraz ettiğini belirttiği, zarf üzerine 26.10.2006 tarihinin kaşe ile basılmış olduğu, daha sonra 02.11.2006 tarihli, askerlik adresinden göndermiş olduğu dilekçe ile de itiraz ettiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın işyerinde bulunan ayakkabının sanıklar tarafından çalınması biçiminde gerçekleşen eylemde suçun 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Soruşturma aşamasında sanık ...'in yer göstermesi ile yakınana ait ayakkabının bulunup iade edilmiş olması karşısında, 5237 sayılı TCY'nın 168/1. maddesi uyarınca yapılacak indirim oranının anılan maddenin 2. fikrasındaki sınırlama nedeniyle 1/2’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
5-Sanık ... hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. ve 6008 sayılı Yasanın 7. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.