Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/14338 K.2010/3151
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı üzerine temyiz başvurusu ve temyizin süre, şekil ve kanun yollarının açıkça belirtilmemesi nedeniyle sanığın savunmasının yüzüne karşı tefhimin geçersiz sayılması. Mahkeme sonucu: Temyiz talebinin kabul edilerek 2009/14338 E. kararının, 2010/3151 K. kararının bozulmasına ve hükmün iptaline karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2009 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yokluğunda verilen hüküm, sanık savunmanının yüzüne karşı tefhim edilmesine karşın, sanık savunmanı süresinden sonra temyiz yasa yoluna başvurmuş ise de; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan kararda yasa yolları, “... bir hafta içinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma hakkı açık olmak üzere…” biçiminde belirtilmek suretiyle temyiz süresinin ne zaman başlayacağı ve başvurunun hangi makamlara ve ne biçimde yapılacağı gösterilmediği, bu nedenle sanık ve savunmanın yüzüne karşı yapılan tefhimin (tebliğin) kendisine bağlanan sonuçları doğurmayacağı gözetilip, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
Ancak;
1-5237 sayılı Yasada, para cezalarının infazı sırasında gecikme zammına yer verilmemiş olması karşısında, 5275 sayılı Yasanın 106 ve 122. maddeleri de gözetilerek, 4786 sayılı Yasa ile 647 sayılı Yasanın 5. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 6183 sayılı Yasanın 51. maddesine göre para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, gecikme zammına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Suçun niteliği ile cezaların süresine göre; 8.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2009 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yokluğunda verilen hüküm, sanık savunmanının yüzüne karşı tefhim edilmesine karşın, sanık savunmanı süresinden sonra temyiz yasa yoluna başvurmuş ise de; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan kararda yasa yolları, “... bir hafta içinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma hakkı açık olmak üzere…” biçiminde belirtilmek suretiyle temyiz süresinin ne zaman başlayacağı ve başvurunun hangi makamlara ve ne biçimde yapılacağı gösterilmediği, bu nedenle sanık ve savunmanın yüzüne karşı yapılan tefhimin (tebliğin) kendisine bağlanan sonuçları doğurmayacağı gözetilip, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
Ancak;
1-5237 sayılı Yasada, para cezalarının infazı sırasında gecikme zammına yer verilmemiş olması karşısında, 5275 sayılı Yasanın 106 ve 122. maddeleri de gözetilerek, 4786 sayılı Yasa ile 647 sayılı Yasanın 5. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 6183 sayılı Yasanın 51. maddesine göre para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, gecikme zammına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Suçun niteliği ile cezaların süresine göre; 8.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.