Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/1384 K.2011/47280
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 20.05.2003 tarihinde işlenen hırsızlık suçuna ilişkin 765 sayılı TCK’nın 491/3. maddesi uyarınca sanığa 7 yıl 6 aylık ceza verilmiş olsa da, çapraz yıl geçmesi ve verbos süreleri nedeniyle 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesiyle 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi yetkisinde yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarını karara bağlayarak kamu davasını zamanaşımı nedeniyle bozmuş ve düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Vazgeçme nedeniyle Kamu davasının düşürülmesine
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınanın iş yerine giden sanığın kullanmak için aldığı telefonla yakınanın bilgisi dışında ayrılması eylemi 765 sayılı TCY'nın 491/3. maddesindeki suçu oluşturduğu halde yazılı biçimde hüküm kurulması yerinde değilse de;
Suçun işlendiği 20.05.2003 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanması gereken 765 sayılı TCK’nun 491/3. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Vazgeçme nedeniyle Kamu davasının düşürülmesine
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınanın iş yerine giden sanığın kullanmak için aldığı telefonla yakınanın bilgisi dışında ayrılması eylemi 765 sayılı TCY'nın 491/3. maddesindeki suçu oluşturduğu halde yazılı biçimde hüküm kurulması yerinde değilse de;
Suçun işlendiği 20.05.2003 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanması gereken 765 sayılı TCK’nun 491/3. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.