‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/13150 K.2012/2533

Esas No: 2009/13150 · Karar No: 2012/2533 · Karar Tarihi: 20.02.2012
Özet: Uyuşmazlık, 2001 yılında işlenen hırsızlık suçları nedeniyle sanıkların mahkumiyet kararlarının temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, zamanaşımı ve usul hataları nedeniyle bazı hükümlerin bozulmasını, diğerlerinin ise değiştirilemez olarak onaylanmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıklar savunmanı Avukat Mehmet Noyan'ın temyiz itirazlarının sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:

I- Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik suç için kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanıkların eylemine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 492/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 01.11.2001 tarihinden 10 gün kadar öncesinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

II- Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik suç için kurulan hükmün incelenmesinde:

Katılana ait işyerine gece vakti pencere parmaklıklarına zarar vererek girip hırsızlık yapan sanığın eyleminin, hırsızlık suçunun yanı sıra işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan sanık hakkında, anılan Yasa maddesinin 1. fıkrasında sayılan belli haklardan yoksun bırakılma tedbirlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden sanık hakkında 5237 saylı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III- Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik suç için kurulan hükmün incelenmesinde:

Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Kayden 20.10.1986 doğumlu olup suçun işlendiği 18.10.2001 tarihinde 14 yaşında olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31. maddesinin 2. fıkrası yerine, aynı Yasa maddesinin 3. fıkrası ile uygulama yapılması ve adı geçen sanığın işlediği suçun hukuki anlam sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığı konusunda uzman hekimden rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,

2- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan sanık hakkında, anılan Yasa maddesinin 1. fıkrasında sayılan belli haklardan yoksun bırakılma tedbirlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522/1 (pek aşırı ve 2253 sayılı Yasanın 12/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1, 31/2, 116/2-4, 119/1-c, 31/2, 151/1, 31/2. maddelerinde öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları ile işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükmü de dikkate alınarak, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, sanık yararına olan yasanın yerinde yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?