Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/1306 K.2013/2928
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemece verilen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlamalarıyla ilgili sanıkların temyiz hakları ve zamanaşımı süreleri üzerineydi; Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek ilk hükmü bozdurmuş ve ikinci durumda zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle kamu davasını düşürerek mahkumiyeti iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Tebliğnamede sanık ... hakkındaki hükmün onanması istenmiş ise de; anılan sanık hakkındaki hükme yönelik bir temyiz isteminin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
İlk hüküm bozulup bu hükmü süresi içerisinde temyiz etmeyen sanık ...'na sirayetine karar verilmesi sonucu verilen nihai kararı adı geçenin temyiz hakkı bulunmadığından sanık ... savunmanının bu konudaki istemin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/1-son maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/l-b, 143, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53, 151/1, 53, 66/l-d, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanığın yararına olması, sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK'nın 492/1-son maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 01.10.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Tebliğnamede sanık ... hakkındaki hükmün onanması istenmiş ise de; anılan sanık hakkındaki hükme yönelik bir temyiz isteminin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
İlk hüküm bozulup bu hükmü süresi içerisinde temyiz etmeyen sanık ...'na sirayetine karar verilmesi sonucu verilen nihai kararı adı geçenin temyiz hakkı bulunmadığından sanık ... savunmanının bu konudaki istemin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/1-son maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/l-b, 143, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53, 151/1, 53, 66/l-d, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanığın yararına olması, sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK'nın 492/1-son maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 01.10.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.