Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/12862 K.2012/8010
Özet: Uyuşmazlık konusu, 2005 yılında işlenen hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarıyla ilgili verilen mahkumiyet kararıdır. Mahkeme, sanığın 12‑15 yaş grubunda olmasına rağmen cezai süreyi yarıdan fazla geçirdiğini belirterek, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini ve kararın bozulmasını hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nın 493/1, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 151/1, 116/2-4,66/1-e, 66/2-4,67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b, 151/1,116/2-4. maddelerine uyan hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının gerektirdiği cezalar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 12-15 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin yarısının geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 6 yıllık sürenin suç tarihi olan 16.05.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nın 493/1, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 151/1, 116/2-4,66/1-e, 66/2-4,67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b, 151/1,116/2-4. maddelerine uyan hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının gerektirdiği cezalar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 12-15 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin yarısının geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 6 yıllık sürenin suç tarihi olan 16.05.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.