Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/11485 K.2012/12080
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, yerel mahkemenin “yağma” suçundan verip temyiz edilen mahkumiyet kararını, zorunlu savunma düzenlemesi eksikliği nedeniyle kabul edilmez kılarak 2008/9-7-56 ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarla aynı ilkeleri uygulayarak, temyiz dilekçesini kabul eden kararını yeniden değerlendirip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadesize karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 gün 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; öncelikle sanık ...'un kendisine zorunlu savunman olarak atanan Avukat ...'nun temyiz istemine onay verip vermediğinin sorulması, beyanının bir tutanak ile saptanması, temyiz istemine onay vermediği takdirde gerekçeli kararın T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli ihtaratları taşıyacak biçimde tebliğ edilmesi ve sunduğu takdirde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 gün 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; öncelikle sanık ...'un kendisine zorunlu savunman olarak atanan Avukat ...'nun temyiz istemine onay verip vermediğinin sorulması, beyanının bir tutanak ile saptanması, temyiz istemine onay vermediği takdirde gerekçeli kararın T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli ihtaratları taşıyacak biçimde tebliğ edilmesi ve sunduğu takdirde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.