Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/10538 K.2012/15161
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın yakınanın bahçesinden çalınan portakalları satmaya çalışırken yakalanması ve çalıntı ürünlerin iade edilmesiyle ilgili hırsızlık suçudur; Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek sanık hakkında mahkumiyet kararı vermiş ve kararını bozmamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Av. ...'ın temyiz isteminin, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Olay tarihinde önleyici hizmet görevini yerine getiren Jandarma devriye ekibinin, sanığın suç arkadaşı ...'yü portakal çuvallarını satmak için otoyol kenarına dizerken gördükleri, portakalları nereden aldığını sorduklarında, ...'ın suça konu 40 kilo portakalı arkadaşı olan sanıkla birlikte yakınana ait bahçeden topladıklarını söyleyerek görevlileri olay yerine götürdüğü, sanık ...'nün bahçe içerisinde yakalandığı, ele geçirilen portakalların henüz müracaatı bulunmayan yakınana iade edildiği ve sanık ...'nün de iadeye karşı duruşunun bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu pozitif bir hukuk normu olarak önce 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası, sonra takibi şikayete bağlı olan suçlar bakımından çocuk ve yetişkinleri eşit konuma getiren 5560 sayılı ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinde anlamını bulmuştur.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları;
a) Suça ilişkin koşullar;
1-) Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan ceza ise iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olmalıdır.
2-) Suç, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Yasalarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır.
3-) 01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ise, suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ile 1632 sayılı Yasa kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir.
b) Sanığa ilişkin koşullar;
1-) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
2-) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
3-) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması gerekmektedir.
Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir. Anılan koşullar objektif ve sübjektif kriterleri içermektedir. Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şeklindeki açıklamanın sadece maddi zararları içerdiği de dikkate alınıp, açıklanan nedenlerle;
Sanığın yakınana ait portakal bahçesinden çaldığı portakalları otoyol kenarında satmaya çalışırken yakalandığı ve çalınan portakalların tamamının yakınana iade edildiği olayda; artık sanığın gidermesi gereken herhangi bir maddi zarardan bahsedilemeyeceğinden, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınmadan “sanık hakkında adli para cezasına hükmolunması, yakınanın maddi ve manevi zararlarının giderilmemesi”ne dayanılarak yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, gerekçesine göre bozmadan kararı temyiz etmeyen sanık ...'nün de yararlandırılmasına, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Av. ...'ın temyiz isteminin, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Olay tarihinde önleyici hizmet görevini yerine getiren Jandarma devriye ekibinin, sanığın suç arkadaşı ...'yü portakal çuvallarını satmak için otoyol kenarına dizerken gördükleri, portakalları nereden aldığını sorduklarında, ...'ın suça konu 40 kilo portakalı arkadaşı olan sanıkla birlikte yakınana ait bahçeden topladıklarını söyleyerek görevlileri olay yerine götürdüğü, sanık ...'nün bahçe içerisinde yakalandığı, ele geçirilen portakalların henüz müracaatı bulunmayan yakınana iade edildiği ve sanık ...'nün de iadeye karşı duruşunun bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu pozitif bir hukuk normu olarak önce 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası, sonra takibi şikayete bağlı olan suçlar bakımından çocuk ve yetişkinleri eşit konuma getiren 5560 sayılı ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinde anlamını bulmuştur.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları;
a) Suça ilişkin koşullar;
1-) Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan ceza ise iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olmalıdır.
2-) Suç, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Yasalarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır.
3-) 01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ise, suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ile 1632 sayılı Yasa kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir.
b) Sanığa ilişkin koşullar;
1-) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
2-) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
3-) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması gerekmektedir.
Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir. Anılan koşullar objektif ve sübjektif kriterleri içermektedir. Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şeklindeki açıklamanın sadece maddi zararları içerdiği de dikkate alınıp, açıklanan nedenlerle;
Sanığın yakınana ait portakal bahçesinden çaldığı portakalları otoyol kenarında satmaya çalışırken yakalandığı ve çalınan portakalların tamamının yakınana iade edildiği olayda; artık sanığın gidermesi gereken herhangi bir maddi zarardan bahsedilemeyeceğinden, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınmadan “sanık hakkında adli para cezasına hükmolunması, yakınanın maddi ve manevi zararlarının giderilmemesi”ne dayanılarak yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, gerekçesine göre bozmadan kararı temyiz etmeyen sanık ...'nün de yararlandırılmasına, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.