Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/988 K.2010/8188
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkemece verilen hırsızlık suçundan dolayı mahkumiyet kararı ve bu kararın temyiz sürecinde zorunlu savunmanın atandığı ancak sanığın haberdar edilmediği durumların değerlendirilmesidir. Mahkeme, temyiz başvurusunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek, ilgili belgelerin eksik olduğunu tespit edip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dosyanın iadesini ve temyiz sürecinin yeniden yürütülmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; uyarlama istemi üzerine yapılan yargılama sonucu verilen 20/09/2007 günlü hüküm Mahkemenin istemi üzerine baro tarafından atanan savunmanlar Av. ... ve Av. ...'un yüzüne karşı verilip bu savunmanlar tarafından temyiz edilmiş ise de; hükümlüler ... ve ...'in atanan bu savunmanlardan haberdar olmadıkları ve anılan kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ ... kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz yolunun açık olduğuna...” biçiminde başvuru tarihinin yanıltıcı şekilde gösterilmesi ve başvurulacak makamların gösterilmemiş olması karşısında; hükümlü ...'in adı geçen Av. ...'nun temyizine, hükümlü ...'un Av. ...'un temyizine onayı olup olmadığı sorulup ve kararın, adı geçen hükümlülere tebliğine ilişkin belgeye de dosya içerisinde rastlanılmadığından varsa eklenmesi, yoksa, anılan karara karşı; temyiz yasa yoluna başvuru süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı, başvurabilecekleri makamlar ve başvuru şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belgeler ve sunarlarsa temyiz dilekçeleri de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02/06/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; uyarlama istemi üzerine yapılan yargılama sonucu verilen 20/09/2007 günlü hüküm Mahkemenin istemi üzerine baro tarafından atanan savunmanlar Av. ... ve Av. ...'un yüzüne karşı verilip bu savunmanlar tarafından temyiz edilmiş ise de; hükümlüler ... ve ...'in atanan bu savunmanlardan haberdar olmadıkları ve anılan kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ ... kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz yolunun açık olduğuna...” biçiminde başvuru tarihinin yanıltıcı şekilde gösterilmesi ve başvurulacak makamların gösterilmemiş olması karşısında; hükümlü ...'in adı geçen Av. ...'nun temyizine, hükümlü ...'un Av. ...'un temyizine onayı olup olmadığı sorulup ve kararın, adı geçen hükümlülere tebliğine ilişkin belgeye de dosya içerisinde rastlanılmadığından varsa eklenmesi, yoksa, anılan karara karşı; temyiz yasa yoluna başvuru süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı, başvurabilecekleri makamlar ve başvuru şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belgeler ve sunarlarsa temyiz dilekçeleri de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02/06/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.