Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/8932 K.2012/19700
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların yakınanına yönelik hırsızlık suçunu işledikleri iddiasıdır; mahkeme, bu suçun 765 sayılı TCY’nin ilgili maddelerine uygun olarak işlendiğini kabul ederek, zamanaşımı nedeniyle hükmü düşürdükten sonra, yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline ilişkin düzenlemeyi değiştirerek kararını onaylamıştır. Mahkeme, sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyetini sürdürürken, yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınmasına hükmederek kararı düzeltmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar hakkında yakınan ...’ya yönelik işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanıkların eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 491/2. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 25.07.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanıklar hakkında yakınan ...’a yönelik işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanıkların yakınanın aracını, emanette kayıtlı taklit anahtarla kapısını açarak çaldıklarının anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı Yasanın 493/2, 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, sanık ...’nın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 765 sayılı Yasanın 81/2-son maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “sanıkların bu suç için ortak yapılan yargılama giderlerinin paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar hakkında yakınan ...’ya yönelik işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanıkların eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 491/2. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 25.07.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanıklar hakkında yakınan ...’a yönelik işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanıkların yakınanın aracını, emanette kayıtlı taklit anahtarla kapısını açarak çaldıklarının anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı Yasanın 493/2, 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, sanık ...’nın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 765 sayılı Yasanın 81/2-son maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “sanıkların bu suç için ortak yapılan yargılama giderlerinin paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.