Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/8077 K.2010/12683
Özet: Uyuşmazlık, mahkemece hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz başvurusudur. Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek kararın bozulmasına ve yeniden görülmesine hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1- 5235 sayılı Yasanın 10 ve 11. maddeleri gereğince, uyarlama aşamasında davaya bakmanın üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesinin görevine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, dosya üzerinde yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Yakınana ait kapıları kilitli kamyonetin sağlam ve dayanıklı olmayan camını açarak içindeki müzik cihazını çalan hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1. maddesinin (b) bendine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden anılan Yasa madde ve fıkrasının (e) bendi ile uygulama yapılması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve hükümlünün özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
4- 5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6-7. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağının düşünülmemesi,
5- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/2, 59/2, 81/2-3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 62/1,53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 765 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması,
6- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylemi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
7- Cumhuriyet Savcısının görüşü alınmadan karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 33/1. maddesine aykırı davranılması,
8- Kararda hüküm tarihinin eksik yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’un temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1- 5235 sayılı Yasanın 10 ve 11. maddeleri gereğince, uyarlama aşamasında davaya bakmanın üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesinin görevine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, dosya üzerinde yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Yakınana ait kapıları kilitli kamyonetin sağlam ve dayanıklı olmayan camını açarak içindeki müzik cihazını çalan hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1. maddesinin (b) bendine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden anılan Yasa madde ve fıkrasının (e) bendi ile uygulama yapılması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve hükümlünün özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
4- 5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6-7. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağının düşünülmemesi,
5- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/2, 59/2, 81/2-3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 62/1,53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 765 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması,
6- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylemi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
7- Cumhuriyet Savcısının görüşü alınmadan karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 33/1. maddesine aykırı davranılması,
8- Kararda hüküm tarihinin eksik yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’un temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.