Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/6097 K.2012/7229
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2004 yılında mağduruna tabanca ateşi ve tehdit yoluyla para istemesiyle ilgili yağmaya kalkışma, 6136 sayılı yasa ihlali ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması suçlarından mahkumiyet kararının temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, hem yağmaya kalkışma hem de 6136 sayılı yasa ihlali için zamanaşımı nedeniyle hükmü bozarak düşürmüş, genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması suçundan ise ceza verilmesine gerek olmadığını belirterek kararını iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağmaya kalkışma, 6136 Sayılı yasaya aykırılık, Genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Yağmaya kalkışma suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
Yağmaya kalkışma suçunun son aşamasında, sanığın yanında birkaç kişi ile birlikte hareket ederek, korkutmak amacıyla mağdura tabanca ile ateş ettiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c. madde, fıkra ve bendleri ile uygulama yapılması gerekirken, anılan Yasanın 148/1. madde ve fıkrası ile hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığa yüklenen ve 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde tanımlanan ruhsatsız silah (tabanca) taşımak suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 14.05.2004 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
08.02.2004 günü mağduru telefonla arayıp tehdit etmek suretiyle para isteyen, aynı kasıtla daha sonraki günlerde de mesaj çekerek para istemeyi sürdüren ve 14.05.2004 günü sokakta kendisine doğru ateş eden sanığın bu eylemini, istediği parayı alabilmek için mağdurda yarattığı korkuyu arttırmak amacıyla gerçekleştirdiği ve eylemin yağma suçunun tehdit ögesini oluşturduğu gözetilmeden, bu eyleminden dolayı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağmaya kalkışma, 6136 Sayılı yasaya aykırılık, Genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Yağmaya kalkışma suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
Yağmaya kalkışma suçunun son aşamasında, sanığın yanında birkaç kişi ile birlikte hareket ederek, korkutmak amacıyla mağdura tabanca ile ateş ettiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c. madde, fıkra ve bendleri ile uygulama yapılması gerekirken, anılan Yasanın 148/1. madde ve fıkrası ile hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığa yüklenen ve 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde tanımlanan ruhsatsız silah (tabanca) taşımak suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 14.05.2004 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
08.02.2004 günü mağduru telefonla arayıp tehdit etmek suretiyle para isteyen, aynı kasıtla daha sonraki günlerde de mesaj çekerek para istemeyi sürdüren ve 14.05.2004 günü sokakta kendisine doğru ateş eden sanığın bu eylemini, istediği parayı alabilmek için mağdurda yarattığı korkuyu arttırmak amacıyla gerçekleştirdiği ve eylemin yağma suçunun tehdit ögesini oluşturduğu gözetilmeden, bu eyleminden dolayı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.