Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/5866 K.2011/2431
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların mağdurlara yönelik hırsızlık ve tehdit suçlarından kurulan cezaların temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek, mahkumiyet kararını sürdürmüş ve sanıklar için belirlenen cezaları onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... için mağdur ...'a yönelik hırsızlık; sanık ... için mağdur ...'e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezaların tür ve miktarlarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz istemlerinin tebliğnameye kısmen uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar ... ve ...'nun mağdur ...'a yönelik hırsızlık; sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik tehdit; sanık ...'nun mağdur ...'e yönelik hırsızlık; sanık ...'ın mağdur ...'e yönelik tehdit suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay öncesinde yakınanları tanımayan sanıkların, gündüz vakti saat 17.45 sıralarında, parkta oturmakta olan her iki mağdurun yanına gelerek “telefonları ve paraları olup olmadığını” sordukları, olumsuz cevap alınca “üstünüzü ararız” dedikleri, etrafın tenha olması nedeniyle sanıkların kendilerine zarar verebileceklerini düşünen mağdur ...'in cüzdanından çıkardığı 2 Türk Lirasını sanık ...'a verdiği, bununla yetinmeyen sanıklar ... ve ...'ın mağdurlardan cep telefonlarını istedikleri, mağdurların cep telefonlarını sanıklara verdikleri, mağdur ...'e ait telefon ile görüşme yapılamayacağını anlayan sanık ...'ın telefonu adı geçen mağdura geri verdiği, daha sonra iki sanığın mağdurların üzerlerini aradıkları, mağdur ...'in üzerinde buldukları 5 Türk Lirasını da aldıkları, mağdur ...'un telefonunun sim kartını çıkarıp kendisine geri verdikleri, sanık ...'ın mağdur ...'in üzerinde bulduğu bıçağı da alarak her iki mağdura yöneltip “arkalarına bakmadan uzaklaşmalarını” söyledikleri ve bu şekilde mağdur ...'den aldıkları 7 Türk Lirası ve bir adet bıçak, mağdur ...'tan aldıkları cep telefonu ile kaçtıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların sübut bulan eylemlerinin her iki mağdura karşı ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-c maddesinde tanımlanan yağma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suçların nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
2- Mağdur ...'in parasının üzerinden ani bir hareketle çekilip alınmadığı anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 141/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 142/2-b.maddesi ile uygulama yapılması,
3- Sanıkların mağdur ...'e yönelik eylemlerinde suç işleme kasıtlarını değer olarak az kabul edilebilecek para veya mala özgülemedikleri; önce mağdurun korktuğu için verdiği 2 Türk Lirasını aldıkları, bununla yetinmeyerek cep telefonunu istedikleri, telefonu aldıktan sonra teknik olarak kullanamayacaklarını anlayınca geri verip, üzerini aradıkları, buldukları 5 Türk Lirası ile bir adet bıçağını da aldıklarının anlaşılması karşında; uygulama koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK'nun 145/1. maddesi ile cezalardan indirim yapılması,
4- Sanıkların mağdur ...'e yönelik eylemleri için 5237 sayılı TCK'nın 145/1. maddesi ile uygulama yapılırken hesap hatası sonucu eksik cezalara hükmedilmesi,
5- Sanık ...'ın her iki mağdura yönelik işlediği kabul edilen tehdit suçlarının iki ayrı suç oluşturduğu düşünülmeden, eylemlerin zincirleme olarak işlenen tek suç kabul edilmesi suretiyle, yazılı şekilde uygulama yapılması,
6- Suçların nitelikleri, cezaların tür ve sürelerine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. maddesi gereğince sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... için mağdur ...'a yönelik hırsızlık; sanık ... için mağdur ...'e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezaların tür ve miktarlarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz istemlerinin tebliğnameye kısmen uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar ... ve ...'nun mağdur ...'a yönelik hırsızlık; sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik tehdit; sanık ...'nun mağdur ...'e yönelik hırsızlık; sanık ...'ın mağdur ...'e yönelik tehdit suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay öncesinde yakınanları tanımayan sanıkların, gündüz vakti saat 17.45 sıralarında, parkta oturmakta olan her iki mağdurun yanına gelerek “telefonları ve paraları olup olmadığını” sordukları, olumsuz cevap alınca “üstünüzü ararız” dedikleri, etrafın tenha olması nedeniyle sanıkların kendilerine zarar verebileceklerini düşünen mağdur ...'in cüzdanından çıkardığı 2 Türk Lirasını sanık ...'a verdiği, bununla yetinmeyen sanıklar ... ve ...'ın mağdurlardan cep telefonlarını istedikleri, mağdurların cep telefonlarını sanıklara verdikleri, mağdur ...'e ait telefon ile görüşme yapılamayacağını anlayan sanık ...'ın telefonu adı geçen mağdura geri verdiği, daha sonra iki sanığın mağdurların üzerlerini aradıkları, mağdur ...'in üzerinde buldukları 5 Türk Lirasını da aldıkları, mağdur ...'un telefonunun sim kartını çıkarıp kendisine geri verdikleri, sanık ...'ın mağdur ...'in üzerinde bulduğu bıçağı da alarak her iki mağdura yöneltip “arkalarına bakmadan uzaklaşmalarını” söyledikleri ve bu şekilde mağdur ...'den aldıkları 7 Türk Lirası ve bir adet bıçak, mağdur ...'tan aldıkları cep telefonu ile kaçtıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların sübut bulan eylemlerinin her iki mağdura karşı ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-c maddesinde tanımlanan yağma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suçların nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
2- Mağdur ...'in parasının üzerinden ani bir hareketle çekilip alınmadığı anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 141/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 142/2-b.maddesi ile uygulama yapılması,
3- Sanıkların mağdur ...'e yönelik eylemlerinde suç işleme kasıtlarını değer olarak az kabul edilebilecek para veya mala özgülemedikleri; önce mağdurun korktuğu için verdiği 2 Türk Lirasını aldıkları, bununla yetinmeyerek cep telefonunu istedikleri, telefonu aldıktan sonra teknik olarak kullanamayacaklarını anlayınca geri verip, üzerini aradıkları, buldukları 5 Türk Lirası ile bir adet bıçağını da aldıklarının anlaşılması karşında; uygulama koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK'nun 145/1. maddesi ile cezalardan indirim yapılması,
4- Sanıkların mağdur ...'e yönelik eylemleri için 5237 sayılı TCK'nın 145/1. maddesi ile uygulama yapılırken hesap hatası sonucu eksik cezalara hükmedilmesi,
5- Sanık ...'ın her iki mağdura yönelik işlediği kabul edilen tehdit suçlarının iki ayrı suç oluşturduğu düşünülmeden, eylemlerin zincirleme olarak işlenen tek suç kabul edilmesi suretiyle, yazılı şekilde uygulama yapılması,
6- Suçların nitelikleri, cezaların tür ve sürelerine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. maddesi gereğince sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.