Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/4225 K.2011/634
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkemece verilen hırsızlık suçundan hüküm ve savunma sürecinde zorunlu savunmanın bildirilmemesi nedeniyle temyiz dilekçesinin reddiyle ilgiliydi; (2) Mahkeme, 27/01/2011 tarihli kararında, savunma hakkının ihlal edildiğini tespit ederek, temyiz itirazını bozdu ve hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün ve 2008/9-7-56 sayılı; 13.05.2008 gün ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından hükümlünün haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki hükümlünün lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün hükümlünün kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği” ve dosya içerisine konulan onaylı nüfus kayıt örneğine göre, hükümlü ...'ın 23/05/2006 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; uyarlama yargılaması sırasında atanan ve adı geçen hükümlü ile aralarında savunmanlık ilişkisi doğmayan Av. ...'in anılan hükümlü yönünden temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1-İddia Makamının davanın esasına ilişkin görüşünü açıklamasından sonra hükümlü savunmanına söz hakkı verilmeden yargılamaya son verilip hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 216/3. maddesine aykırı davranılması,
2-Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesi uyarınca, hükümlü ... hakkında yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/01/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün ve 2008/9-7-56 sayılı; 13.05.2008 gün ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından hükümlünün haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki hükümlünün lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün hükümlünün kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği” ve dosya içerisine konulan onaylı nüfus kayıt örneğine göre, hükümlü ...'ın 23/05/2006 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; uyarlama yargılaması sırasında atanan ve adı geçen hükümlü ile aralarında savunmanlık ilişkisi doğmayan Av. ...'in anılan hükümlü yönünden temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1-İddia Makamının davanın esasına ilişkin görüşünü açıklamasından sonra hükümlü savunmanına söz hakkı verilmeden yargılamaya son verilip hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 216/3. maddesine aykırı davranılması,
2-Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesi uyarınca, hükümlü ... hakkında yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/01/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.