Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/2893 K.2010/10086
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın gece içinde işyerinin kilidini açıp içeri girerek hırsızlık suçunu işlemesi ve bu eylemin 5237 sayılı Ceza Kanunu’nun hırsızlık maddesi ile 765 sayılı kanunun ilgili maddeleri arasında farklılık gösterip göstermediği. Mahkeme kararı: Hüküm, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5237 sayısının uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: 5237 S. Yasanın uygulanmasına yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın gece sayılan zaman dilimi içerisinde yakınana ait işyeri kapısının kilidini anahtar uydurarak açıp içeri girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; hükmün gerekçe kısmında lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan karşılaştırma sırasında, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarını oluşturan ... nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: 5237 S. Yasanın uygulanmasına yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın gece sayılan zaman dilimi içerisinde yakınana ait işyeri kapısının kilidini anahtar uydurarak açıp içeri girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; hükmün gerekçe kısmında lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan karşılaştırma sırasında, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarını oluşturan ... nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.