Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/27872 K.2011/6947
Özet: Uyuşmazlık konusu, Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 23.12.2004 tarihinde verilen hırsızlık suçuna ilişkin mahkumiyet kararının temyiz edilmesi ve bu kararın yeniden incelenip geçerliliğinin sorgulanmasıdır. Mahkeme, temyiz itirazını reddederek, kararın kesinleşmiş olduğunu belirterek ikinci bir hüküm kurarak, mevcut mahkumiyet kararıyla ilgili yeni yargılama yapılmasını mümkün kılmaz; aynı zamanda diğer sanıkların zamanaşımı nedeniyle davalarının düşmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlü hakkında kurulan Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2004 gün ve 2003/934 Esas 2004/1844 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar ... ve ...’e ilişkin ilk hükmün, bu sanıklar savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2005 tarih 2005/062371 sayılı yazısı ile özetle “31.03.2005 günlü resmi gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 23.03.2005 gün ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 8. maddesinin 2. fıkrasındaki, bu kanunun yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarının lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirilmesi açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca iade edilebilir. ” gerekçesiyle iade edildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen hükümlü ...’ın yargılamaya katılarak 23.05.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; hükümlü hakkında verilen 23.12.2004 gün ve 2003/934 Esas, 2004/1844 Karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil dilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; sanık hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan Mayıs 2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ALTUNKAYNAK ÇETİN ÖZTÜRK KARAGÖL SİMAVLI
Lİ/M
ELEKTRONİK İMZALI İLAMI UYAP'TAN ALABİLİRSİNİZ.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlü hakkında kurulan Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2004 gün ve 2003/934 Esas 2004/1844 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar ... ve ...’e ilişkin ilk hükmün, bu sanıklar savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2005 tarih 2005/062371 sayılı yazısı ile özetle “31.03.2005 günlü resmi gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 23.03.2005 gün ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 8. maddesinin 2. fıkrasındaki, bu kanunun yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarının lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirilmesi açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca iade edilebilir. ” gerekçesiyle iade edildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen hükümlü ...’ın yargılamaya katılarak 23.05.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; hükümlü hakkında verilen 23.12.2004 gün ve 2003/934 Esas, 2004/1844 Karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil dilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; sanık hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan Mayıs 2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ALTUNKAYNAK ÇETİN ÖZTÜRK KARAGÖL SİMAVLI
Lİ/M
ELEKTRONİK İMZALI İLAMI UYAP'TAN ALABİLİRSİNİZ.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.