Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/26514 K.2012/24731
Özet: Uyuşmazlık konusu: Yerel Mahkemece verilen hırsızlık suçunda sanıkların mahkumiyet kararına yönelik temyiz başvuruları; Mahkemenin sonucu: Temyiz itirazları reddedildi, mahkumiyet kararı onaylandı ve ilgili hüküm bozulmadı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Beraat hükümlerinin gerekçelerine yönelik olmayan temyiz istemlerinde, sanığın hukuki yararı bulunmadığından, savunmanının bu konudaki istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık ...'in yakınan ...'e yönelik eylemi ile ilgili kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. maddesinin (hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin) uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III- Sanıkların, yakınanlar; ..., ..., ..., ... ve hükmün 6. sırasındaki kimliği tespit edilemeyen yakınana karşı eylemleri ile sanık ...'in yakınanlar; ..., ..., ..., ..., hükmün 4.-5.-14. sıralarındaki kimliği tespit edilemeyen yakınanlara karşı eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemelerinde;
1- Sanıkların yakınanlar ... ve ... araçlarının muhkem ve sağlam camı kırarak, yakınan...'a ait aracın ise kapı kilidini anahtar yuvasından kanırtarak açıp içeriden suça konu eşyayı çaldıkları biçiminde gerçekleşen eylemleri ile sanıkların, yakınan ..., hükmün 6. sırasındaki kimliği tespit edilemeyen yakınana karşı eylemleri, sanık ...'in yakınanlar; ..., ..., ..., hükmün 4.-5.-14. sıralarındaki kimliği tespit edilemeyen yakınanlara karşı eylemlerinin kilitli araçların kapısının spatula yardımıyla açılıp suça konu eşyaların çalınmasından ibaret olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesi kapsamında kalıp anılan Yasanın 493/2. maddesiyle uygulama yapılması kanuna aykırı ise de, somut olayda sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nın 493/1. maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınarak yapılan incelemede;
1-Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1, TCY'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 151/1, 66/1-e ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve suçun işlendiği 13.07.2000- 04.09.2000- 05.10.2000- 06.10.2000- 07.10.2000-09.10.2000- 10.10.2000- 11.10.2000 tarihlerinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık sürenin geçmiş bulunması;
2- Sanık ...'in yakınan ...'ye ait aracın açık olan kapısından içeri girerek suça konu eşyayı çaldığı şeklinde gelişen eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk maddesindeki hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 01/10/2000 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV- Sanık ...'ın yakınan ...'a karşı eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemelerine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Geceleyin yakınan ...'ın ... marka aracından oto teybinin çalındığı, araçta kolluk tarafından yapılan görgü tespitte; aracın ön kaputunun açık, akü kutup başlarının sökük, kızaklı teyip yerinin boş olduğu, anahtar uydurmak suretiyle eylemin gerkçekleştiğinin belirtildiği, yapılan keşif ve sonrasında alınan bilirkişi raporuna göre de; araç kilit ve kapısının muhkem ve orijinal olduğu, aletle açılabileceğinin belirtildiği, başka bir olay nedeniyle yakalanan sanık ...'in aşamalardaki beyanında ve yer gösterme tutanağında özetle; (...) ... ile suça konu teybi çaldıklarını, aracın sol ön kapısını diğer sanığın spatula ile açtığını, kendisinin gözcülük yaptığını belirttiği; sanık ...'ın kollukta avukatsız alınan beyanında ve yer gösterme tutanağında ise özetle; adının ... olduğunu, fakat çevresinde ve suç ortaklarının... olarak tanıdığını söyleyip, gece saat 04.00 sıralarında ... marka aracın yanına ...'le geldiklerini, ... gözcülük yaptığını, kendisinin ise aracın kapısını spatula ile açtığını, içeriden Pioner marka ... olan teybi söküp çaldığını söylediği, aşamalarda ise, ... isimli şahsın kendisi olmadığını, işkence gördüğünü bu hususta raporu olduğunu beyan ederek atılı suçu kabul etmediğini belirttiği, sanık hakkında tanzim edilen adli raporunda da özetle; başının 2 gün önce sert bir cisimle darp edildiği, 4 cm yüzeysel lezyonun bulunduğunun belirtildiği; temyize gelmeyen sanık ... ve sanık ...'in huzurdaki sanık ...'in bahsettikleri... olmadığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanık ...'in mahkeme huzurunda inkar ettiği atılı suçu işlediğine dair, sanıklar (... ve ..., ... ve ...) arasında değişen ve çelişen anlatımlar dışında; kesin, yeterli ve ikna edici delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Beraat hükümlerinin gerekçelerine yönelik olmayan temyiz istemlerinde, sanığın hukuki yararı bulunmadığından, savunmanının bu konudaki istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık ...'in yakınan ...'e yönelik eylemi ile ilgili kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. maddesinin (hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin) uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III- Sanıkların, yakınanlar; ..., ..., ..., ... ve hükmün 6. sırasındaki kimliği tespit edilemeyen yakınana karşı eylemleri ile sanık ...'in yakınanlar; ..., ..., ..., ..., hükmün 4.-5.-14. sıralarındaki kimliği tespit edilemeyen yakınanlara karşı eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemelerinde;
1- Sanıkların yakınanlar ... ve ... araçlarının muhkem ve sağlam camı kırarak, yakınan...'a ait aracın ise kapı kilidini anahtar yuvasından kanırtarak açıp içeriden suça konu eşyayı çaldıkları biçiminde gerçekleşen eylemleri ile sanıkların, yakınan ..., hükmün 6. sırasındaki kimliği tespit edilemeyen yakınana karşı eylemleri, sanık ...'in yakınanlar; ..., ..., ..., hükmün 4.-5.-14. sıralarındaki kimliği tespit edilemeyen yakınanlara karşı eylemlerinin kilitli araçların kapısının spatula yardımıyla açılıp suça konu eşyaların çalınmasından ibaret olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesi kapsamında kalıp anılan Yasanın 493/2. maddesiyle uygulama yapılması kanuna aykırı ise de, somut olayda sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nın 493/1. maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınarak yapılan incelemede;
1-Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1, TCY'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 151/1, 66/1-e ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve suçun işlendiği 13.07.2000- 04.09.2000- 05.10.2000- 06.10.2000- 07.10.2000-09.10.2000- 10.10.2000- 11.10.2000 tarihlerinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık sürenin geçmiş bulunması;
2- Sanık ...'in yakınan ...'ye ait aracın açık olan kapısından içeri girerek suça konu eşyayı çaldığı şeklinde gelişen eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk maddesindeki hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 01/10/2000 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV- Sanık ...'ın yakınan ...'a karşı eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemelerine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Geceleyin yakınan ...'ın ... marka aracından oto teybinin çalındığı, araçta kolluk tarafından yapılan görgü tespitte; aracın ön kaputunun açık, akü kutup başlarının sökük, kızaklı teyip yerinin boş olduğu, anahtar uydurmak suretiyle eylemin gerkçekleştiğinin belirtildiği, yapılan keşif ve sonrasında alınan bilirkişi raporuna göre de; araç kilit ve kapısının muhkem ve orijinal olduğu, aletle açılabileceğinin belirtildiği, başka bir olay nedeniyle yakalanan sanık ...'in aşamalardaki beyanında ve yer gösterme tutanağında özetle; (...) ... ile suça konu teybi çaldıklarını, aracın sol ön kapısını diğer sanığın spatula ile açtığını, kendisinin gözcülük yaptığını belirttiği; sanık ...'ın kollukta avukatsız alınan beyanında ve yer gösterme tutanağında ise özetle; adının ... olduğunu, fakat çevresinde ve suç ortaklarının... olarak tanıdığını söyleyip, gece saat 04.00 sıralarında ... marka aracın yanına ...'le geldiklerini, ... gözcülük yaptığını, kendisinin ise aracın kapısını spatula ile açtığını, içeriden Pioner marka ... olan teybi söküp çaldığını söylediği, aşamalarda ise, ... isimli şahsın kendisi olmadığını, işkence gördüğünü bu hususta raporu olduğunu beyan ederek atılı suçu kabul etmediğini belirttiği, sanık hakkında tanzim edilen adli raporunda da özetle; başının 2 gün önce sert bir cisimle darp edildiği, 4 cm yüzeysel lezyonun bulunduğunun belirtildiği; temyize gelmeyen sanık ... ve sanık ...'in huzurdaki sanık ...'in bahsettikleri... olmadığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanık ...'in mahkeme huzurunda inkar ettiği atılı suçu işlediğine dair, sanıklar (... ve ..., ... ve ...) arasında değişen ve çelişen anlatımlar dışında; kesin, yeterli ve ikna edici delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.