‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/26297 K.2010/9072

Esas No: 2008/26297 · Karar No: 2010/9072 · Karar Tarihi: 08.06.2010
Özet: Uyuşmazlık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında hırsızlığa teşebbüs suçundan hüküm giyen sanığın infaz rejiminin mükerrirlere özgü olup olmadığıdır; Mahkeme, 4. Asliye Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozma talebini reddederek, infaz rejimiyle ilgili hükmün hâlâ kesinleşmediğini belirleyerek dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar vermiştir.
Hırsızlığa teşebbüs suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b, 35. maddesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2007 tarihli ve 2005/334 esas, 2007/424 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 28.10.2008 gün ve 2008/12686/53926 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2008 gün ve KYB/2008/238270 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 15.12.2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

Dosya kapsamına göre;

(Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun islendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜRK MİLLETİ ADINA

İncelenen dosya içeriğine göre;

Sanık savunmanının yüzüne karşı verilen kararda, yasa yolu bildirimi; “ 7 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere, verilen karar açıkça okunup anlatıldı” şeklinde olup, yasa yolu bildiriminde, sürenin başlangıcının ve yasa yoluna başvurma şeklinin gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca kararın kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;

1-) ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2007 gün ve 2005/334 esas-2007/424 karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma istemin bu aşamada REDDİNE,

2-) ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2007 gün ve 2005/334 esas-2007/424 karar sayılı kararının yasa yollarına başvuru süresini, merciini, yöntemi ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak sanık ... savunmanına tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08/06/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?