Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/25856 K.2012/11393
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya kapsamındaki görgü tespit ve olay yeri inceleme tutanağında, yakınana ait çalınan otomobilin kapısının ne şekilde açıldığına dair herhangi bir tespitten bahsedilmediği, yakınan kollukta ve Asliye Ceza Mahkemesinde aracın kapısının açılma şekline ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı, ancak sanık ... hakkında birleştirme kararından önce Çocuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan beyanında, “aracının kapı kilidinin zorlanmak suretiyle açıldığını, kapı kilidinin zorlandığını ancak kilidin tahrip olmadığını, sanıkların ustalıkla kilidi açtılarını” beyan ettiği, sanıklar ... ve ...’ın Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ifadelerinde ise, ikisi birlikte yakınana ait aracın aralık bırakılan camını aşağıya iterek açmak suretiyle içine girdiklerini söylemeleri, mahkemece aracın kapısının bir alet kullanılıp kapı kilidi açılarak işlendiği kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında; öncelikle yakınan ile sanıkların ifadeleri arasındaki çelişki giderilip, araç üzerinde gerekirse keşif de yapılarak otomobilinin kapısının ne şekilde açıldığı hususu duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespit edildikten sonra sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümle ilgili olarak, suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. Maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin sanık hakkında değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 29/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mala zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya kapsamındaki görgü tespit ve olay yeri inceleme tutanağında, yakınana ait çalınan otomobilin kapısının ne şekilde açıldığına dair herhangi bir tespitten bahsedilmediği, yakınan kollukta ve Asliye Ceza Mahkemesinde aracın kapısının açılma şekline ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı, ancak sanık ... hakkında birleştirme kararından önce Çocuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan beyanında, “aracının kapı kilidinin zorlanmak suretiyle açıldığını, kapı kilidinin zorlandığını ancak kilidin tahrip olmadığını, sanıkların ustalıkla kilidi açtılarını” beyan ettiği, sanıklar ... ve ...’ın Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ifadelerinde ise, ikisi birlikte yakınana ait aracın aralık bırakılan camını aşağıya iterek açmak suretiyle içine girdiklerini söylemeleri, mahkemece aracın kapısının bir alet kullanılıp kapı kilidi açılarak işlendiği kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında; öncelikle yakınan ile sanıkların ifadeleri arasındaki çelişki giderilip, araç üzerinde gerekirse keşif de yapılarak otomobilinin kapısının ne şekilde açıldığı hususu duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespit edildikten sonra sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümle ilgili olarak, suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. Maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin sanık hakkında değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 29/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.