‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/24967 K.2010/343

Esas No: 2008/24967 · Karar No: 2010/343 · Karar Tarihi: 20.01.2010
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemece verilen yağma‑cinsel saldırı ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde ortaya çıktı. Mahkeme, savunmanın ve vekilin itirazlarını reddederek, cinsel saldırı ve yağma suçlarının işlendiğini kabul etti ancak tehdit suçu için beraat kararı vererek kararın kısmen mahkumiyet, kısmen beraat şeklinde sonuçlandığını belirledi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma-Cinsel Saldırı-Tehdit

HÜKÜM: Kısmen mahkumiyet, kısmen beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Cezanın türü ve süresine göre sanık savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 318. (5271 sayılı CMK 299) maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Katılan vekilinin, yakınanlar ... ve ...’e karşı tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Yağma ve cinsel saldırı suçlarının mağduru olan katılanın, yakınanlara karşı işlenen tehdit eyleminden doğrudan zarar görmediği ve görme olasılığı da bulunmadığından ve kurulan hükümle ilgili temyiz yetkisi bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz başvurusunun 5320 Sayılı Yasanın 81/1 ve CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Cinsel saldırı ve yağma suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 27.01.2009 gün ve 2008/6-203-2009/3 sayılı kararında belirtildiği gibi, Nitelikli yağma suçunu yaptırıma bağlayan, 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde "Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde" ibaresine yer verilip ayrıca "eklentiden" bahsedilmemesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 5237 sayılı TCY’nın 2. maddesinin 3. fıkrasındaki; “Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü uyarınca, konut eklentisi sayılan, apartman merdiveninde gerçekleştirilen yağma suçunun, 5237 sayılı Yasanın 149/1-d bendi kapsamında kabulü olanaklı olmadığı gözetilmeden anılan bent ile uygulama yapılması ve yağma suçunun silahla işlenmediği düşünülmeden anılan Yasa maddesinin (a) bendi ile de hüküm kurulması, eylemin 5237 sayılı TCK’nun 148/1. maddesinde düzenlenen yağma suçunun yanı sıra, 116/1. maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-Cinsel saldırı suçunun sonucunda katılanın beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 102/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 20/01/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?