‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/24018 K.2012/7672

Esas No: 2008/24018 · Karar No: 2012/7672 · Karar Tarihi: 16.04.2012
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Kısmen bozma
Uyuşmazlık
Sanıklar hakkında hırsızlık, sahte plaka ve ruhsat tanzim ile kullanma suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesi kapsamında, dava zamanaşımı ve suçun kanuni nitelendirmesi tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (3)
  • Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
  • II- Sanık ... hakkında sahte plaka, ruhsat tanzim ve kullanmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
  • III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Gerekçe
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sahte plaka ve ruhsat suçları için öngörülen ceza türüne göre 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının dolduğunu tespit ederek bu suçlardan düşme kararı vermiştir. Hırsızlık suçuna ilişkin olarak ise sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/2. maddesinde kaldığı halde farklı bir madde uygulanması ve yeni TCK uyarınca değerlendirme yapılması gerekliliği nedeniyle hükmü bozmuştur.
Kaynak pasajlar (4)
  • Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 333, 334 ve 350/1. maddesindeki sahte ruhsat, plaka tanzim etmek ve kullanmak suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 15.09.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
  • yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
  • Hasboya’ya ait işyerinin önüne park ettiği Renault Sembol marka aracın yerinde olmadığı gibi, işyerinde de masa üzerindeki araca ait anahtarlarının da bulunmadığı, 15.09.2002 günü sanık ...’nın ihbar üzerine çalınan oto ile üzerinde sahte plaka ve ruhsat ile yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/2. maddesinde kaldığı halde yazılı şekilde uygulama yapılması,
  • 2- (1) nolu bozma doğrultusunda sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/2, 522 (pek fahiş) maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/2-d maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasa uyarınca değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç
Sanıklar hakkında hırsızlık ve sahte belge suçlarından verilen hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sahte belge suçlarından zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermiş, hırsızlık suçundan ise kanuni nitelendirme ve yeni kanun uygulaması gerekliliği nedeniyle hükmü bozmuştur.
Kaynak pasajlar (4)
  • Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 333, 334 ve 350/1. maddesindeki sahte ruhsat, plaka tanzim etmek ve kullanmak suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 15.09.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
  • yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
  • Hasboya’ya ait işyerinin önüne park ettiği Renault Sembol marka aracın yerinde olmadığı gibi, işyerinde de masa üzerindeki araca ait anahtarlarının da bulunmadığı, 15.09.2002 günü sanık ...’nın ihbar üzerine çalınan oto ile üzerinde sahte plaka ve ruhsat ile yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/2. maddesinde kaldığı halde yazılı şekilde uygulama yapılması,
  • Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dayanak
765 sayılı TCK m. 333765 sayılı TCK m. 334765 sayılı TCK m. 350/1765 sayılı TCK m. 102/4765 sayılı TCK m. 104/25320 sayılı Yasa m. 8/11412 sayılı CMUK m. 322765 sayılı TCK m. 493/2765 sayılı TCK m. 5225237 sayılı TCK m. 142/2-d5237 sayılı TCK m. 7/25252 sayılı Yasa m. 9/3
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇLAR: Hırsızlık, Sahte plaka, Ruhsat tanzim etmek ve kullanmak

HÜKÜM: Kısmen beraat- Kısmen mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık Ferhan Durmuş hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,

II- Sanık ... hakkında sahte plaka, ruhsat tanzim ve kullanmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 333, 334 ve 350/1. maddesindeki sahte ruhsat, plaka tanzim etmek ve kullanmak suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 15.09.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan,

yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Olay günü yakınanın işyerine saat 10.30 sıralarında gelen iki kişinin kanepe fiyatlarını sordukları, yakınanın da elindeki kanepeleri gösterdiği, kanepeleri beğenmemeleri üzerine, yakınana ilerdeki bir mobilyacıda kanepe beğendiklerini kendisinin de gelip bakmalarını istedikleri, yakınanın işyerini kapatarak gideceği sırada, şahıslardan birinin işi olduğunu söyleyip, yanlarından ayrıldığı, yakınanın da diğer kişi ile diğer mobilyacıya gittiği, burada da kanepenin beğenilmediği, yakınanın tekrar işyerine geldiğinde, yeğeni Halit ... Hasboya’ya ait işyerinin önüne park ettiği Renault Sembol marka aracın yerinde olmadığı gibi, işyerinde de masa üzerindeki araca ait anahtarlarının da bulunmadığı, 15.09.2002 günü sanık ...’nın ihbar üzerine çalınan oto ile üzerinde sahte plaka ve ruhsat ile yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/2. maddesinde kaldığı halde yazılı şekilde uygulama yapılması,

2- (1) nolu bozma doğrultusunda sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/2, 522 (pek fahiş) maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/2-d maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasa uyarınca değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?