Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/21730 K.2012/10951
Özet: Uyuşmazlık, 18 yaşından küçük sanığın hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı yargılanması sırasında savunma ücretinin zorunlu olarak yükletilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, 5271 sayılı CMK’nun 150/3. maddesi uyarınca bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesine aykırı olduğunu belirleyerek müdafi ücretinin tahsilini kaldırdı ve kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın 18 yaşından küçük olduğu düşünülmeden 01.05.2008 tarihli oturumun kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 185. maddesine aykırı davranılması giderilme olanağı olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinde 18 yaşını doldurmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/4. maddesine aykırı olarak 53/1. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi,
2- Yasa koyucu, suç işlememiş olmasına karşın hakkında çeşitli nedenlerle ceza soruşturması yapılan ve bu süreçte kendisini yeterince savunamayacağı varsayılan bazı kişilerin yargılanmalarının adil yapılabilmesinin sağlanması ve bu durumda olan kişilerin ceza almamalarındaki toplumsal yararı gözeterek, istemleri olmasa dahi zorunlu olarak müdafii atanmasını düzenlemiştir. Bu duruma, 5271 sayılı Yasanın 74/2 ve 150. maddeleri örnek olarak gösterilebilir.
5320 sayılı Yasanın 13/1 maddesinde, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, 5271 sayılı CMK.nun 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve TC. Anayasası’nın 90. Maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre hakim, uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır.
Bu açıklamalar ışığında;
Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılması üzerine 15-18 yaş grubunda bulunan sanığın savunmasını yapması için zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen müdafilik ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğundan,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ''230 YTL müdafi ücretinin sanıktan tahsili ile Hazineye irad kaydına ilişkin III nolu bend ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin'' çıkartılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın 18 yaşından küçük olduğu düşünülmeden 01.05.2008 tarihli oturumun kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 185. maddesine aykırı davranılması giderilme olanağı olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinde 18 yaşını doldurmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/4. maddesine aykırı olarak 53/1. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi,
2- Yasa koyucu, suç işlememiş olmasına karşın hakkında çeşitli nedenlerle ceza soruşturması yapılan ve bu süreçte kendisini yeterince savunamayacağı varsayılan bazı kişilerin yargılanmalarının adil yapılabilmesinin sağlanması ve bu durumda olan kişilerin ceza almamalarındaki toplumsal yararı gözeterek, istemleri olmasa dahi zorunlu olarak müdafii atanmasını düzenlemiştir. Bu duruma, 5271 sayılı Yasanın 74/2 ve 150. maddeleri örnek olarak gösterilebilir.
5320 sayılı Yasanın 13/1 maddesinde, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, 5271 sayılı CMK.nun 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve TC. Anayasası’nın 90. Maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre hakim, uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır.
Bu açıklamalar ışığında;
Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılması üzerine 15-18 yaş grubunda bulunan sanığın savunmasını yapması için zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen müdafilik ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğundan,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ''230 YTL müdafi ücretinin sanıktan tahsili ile Hazineye irad kaydına ilişkin III nolu bend ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin'' çıkartılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.