Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/15796 K.2011/7295
Özet: (1) Uyuşmazlık, hırsızlık suçundan dolayı sanık …'nin 6.000,00 TL adli para cezası ödemesi emrinin tebliği ve bu emrin süresinde ödenmemesi nedeniyle hapse çevirme talebinin reddiyle ilgili kanun yararına bozma başvurusu üzerine; (2) Mahkeme, 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının kesinleşmediğini belirterek kanun yararına bozma isteğinin bu aşamada reddedildiğine ve sanığın temyiz yolunu açabileceğini kabul etti.
Tebliğname: Kanun Yararına Bozma/2008131051
Hırsızlık suçundan sanık ...’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/l-b, 35, 62, 50/l-a, maddeleri uyarınca 6.000,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2006 tarihli ve 2006/1030 esas, 2006/966 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlüye yapılan adli para cezası ödeme emrinin tebliğini müteakip, para cezasının süresinde ödenmediğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan talep üzerine, geçerli tebliğ olmadığından hapse çevirme talebinin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 14/09/2007 tarihli ve 2006/1030 esas, 2006/966 sayılı ek kararına yapılan itirazın kabulüne ilişkin, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2007 tarihli ve 2007/1120-1070 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10/06/2008 gün ve 2008/33025 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/06/2008 gün ve KYB/2008131051 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan yazıda;
(Dosya kapsamına göre, adli para cezası ödeme emrinin hükümlüye 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebliğ edilmemiş bulunması karşısında itirazın bu yönden reddi yerine, kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Sanık ... hakkında kurulan, ödeme emrinin çıkarılmasına dayanak oluşturan ve kanun yararına bozma istemine neden olan ... 1. Asliye Mahkemesinin 11/10/2006 tarih ve 1030-966 sayılı hükümde, “İddia Makamı Cumhuriyet Savcısı ... ile isteme uygun olarak kararın tefhim ve tebliğinden itibaren 7 gün içinde mahkememize sunulacak veya başka yer Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere verilecek temyiz dilekçesi ile veya temyiz talebi konusunda zabıt katibine yapılacak beyanının tutanağa geçirilmesi sureti ile Yargıtay'a başvurmak suretiyle temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar sanık ile müdafiinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen verildi” şeklinde
Tebliğname: Kanun Yararına Bozma/2008131051 yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde usulüne uygun olarak gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1-... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2006 tarih ve 1030-966 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2-Sanık ...'ye anılan karara karşı; “başvurabileceği yasa yolunun temyiz, merciinin ilgili Yargıtay Ceza Dairesi, sürenin ve başlangıcının kararın tebliğinden itibaren bir hafta, başvurunun kararı veren Mahkeme ya da dengi diğer bir Mahkemeye dilekçe ya da tutanak yazmanına sözlü olarak yapılabileceği” hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 26/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hırsızlık suçundan sanık ...’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/l-b, 35, 62, 50/l-a, maddeleri uyarınca 6.000,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2006 tarihli ve 2006/1030 esas, 2006/966 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlüye yapılan adli para cezası ödeme emrinin tebliğini müteakip, para cezasının süresinde ödenmediğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan talep üzerine, geçerli tebliğ olmadığından hapse çevirme talebinin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 14/09/2007 tarihli ve 2006/1030 esas, 2006/966 sayılı ek kararına yapılan itirazın kabulüne ilişkin, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2007 tarihli ve 2007/1120-1070 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10/06/2008 gün ve 2008/33025 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/06/2008 gün ve KYB/2008131051 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan yazıda;
(Dosya kapsamına göre, adli para cezası ödeme emrinin hükümlüye 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebliğ edilmemiş bulunması karşısında itirazın bu yönden reddi yerine, kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Sanık ... hakkında kurulan, ödeme emrinin çıkarılmasına dayanak oluşturan ve kanun yararına bozma istemine neden olan ... 1. Asliye Mahkemesinin 11/10/2006 tarih ve 1030-966 sayılı hükümde, “İddia Makamı Cumhuriyet Savcısı ... ile isteme uygun olarak kararın tefhim ve tebliğinden itibaren 7 gün içinde mahkememize sunulacak veya başka yer Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere verilecek temyiz dilekçesi ile veya temyiz talebi konusunda zabıt katibine yapılacak beyanının tutanağa geçirilmesi sureti ile Yargıtay'a başvurmak suretiyle temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar sanık ile müdafiinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen verildi” şeklinde
Tebliğname: Kanun Yararına Bozma/2008131051 yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde usulüne uygun olarak gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1-... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2006 tarih ve 1030-966 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2-Sanık ...'ye anılan karara karşı; “başvurabileceği yasa yolunun temyiz, merciinin ilgili Yargıtay Ceza Dairesi, sürenin ve başlangıcının kararın tebliğinden itibaren bir hafta, başvurunun kararı veren Mahkeme ya da dengi diğer bir Mahkemeye dilekçe ya da tutanak yazmanına sözlü olarak yapılabileceği” hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 26/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.