Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/14060 K.2012/11170
Özet: Çocuk Mahkemesi, hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkumiyet hükmünü çıkarmış, ancak yerel mahkemece temyiz başvurusu yapıldığı belirtilen bu durum, Ceza Genel Kurulu kararına dayanarak zorlu savunma atanmayan sanığın tefhiminde suçun kabul edilip temyiz talebinin onaylanıp Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına 28.05.2012 tarihinde gönderilmesine karar verilerek, temyiz başvurusu sonucunda hüküm, mahkemece kalıcı olarak kabul edilmiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 2011/235esas, 2012/110 kararı ışığında “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği” ve anılan kararın baro tarafından atanan savunman tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...’nin savunmanı tarafından yapılan temyiz başvurusuna onay verip vermediği, hükmün temyizini isteyip istemediği sorulduktan ve onay verir veya temyiz isteminde bulunursa incelenmek üzere Dairemize iadesi için, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 2011/235esas, 2012/110 kararı ışığında “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği” ve anılan kararın baro tarafından atanan savunman tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...’nin savunmanı tarafından yapılan temyiz başvurusuna onay verip vermediği, hükmün temyizini isteyip istemediği sorulduktan ve onay verir veya temyiz isteminde bulunursa incelenmek üzere Dairemize iadesi için, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.