Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/13162 K.2011/44992
Özet: Uyuşmazlık, bir hırsızlık suçundan dolayı verilen önceki hükmün infazının devam edip etmeyeceği konusundadır. Mahkeme, önceki hükmün aynen infazına karar vererek temyiz itirazını reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Önceki hükmün aynen infazına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2006 ve 24.05.2008 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde ... kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir.
Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir.
Ancak; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdirinin gerekmesi, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri gerekmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır.
İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
./..
-2-
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nın 492/son, 59/2; 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143, (yakınan 17.03.2003 tarihli dilekçe ile olay sebebiyle uğradığı tüm zararlarının sanık ... tarafından giderildiğini belirttiğinden) 168/2, 116/1-4, 119/1-c maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak olaya uygulanarak, konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması;
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlüler yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, yağma suçu nedeniyle temel cezanın 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesindeki ölçütlerde gözetilerek ne şekilde saptanacağı ve anılan Yasanın 143. maddesi uyarınca gece vakti nedeniyle hangi oranda artırım yapılacağının belirlenmesi ve cezanın bireyselleştirilmesini gerektiren takdir hakkının kullanılması durumunda duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Hüküm tarihinden sonra 18.02.2007 tarihinde öldüğü anlaşılan hükümlü ...’la ilgili gereğinin takdirinin zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanı ile hükümlü ...’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlüler lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 03/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Önceki hükmün aynen infazına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2006 ve 24.05.2008 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde ... kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir.
Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir.
Ancak; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdirinin gerekmesi, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri gerekmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır.
İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
./..
-2-
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nın 492/son, 59/2; 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143, (yakınan 17.03.2003 tarihli dilekçe ile olay sebebiyle uğradığı tüm zararlarının sanık ... tarafından giderildiğini belirttiğinden) 168/2, 116/1-4, 119/1-c maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak olaya uygulanarak, konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması;
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlüler yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, yağma suçu nedeniyle temel cezanın 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesindeki ölçütlerde gözetilerek ne şekilde saptanacağı ve anılan Yasanın 143. maddesi uyarınca gece vakti nedeniyle hangi oranda artırım yapılacağının belirlenmesi ve cezanın bireyselleştirilmesini gerektiren takdir hakkının kullanılması durumunda duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Hüküm tarihinden sonra 18.02.2007 tarihinde öldüğü anlaşılan hükümlü ...’la ilgili gereğinin takdirinin zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanı ile hükümlü ...’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlüler lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 03/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.