Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/12852 K.2012/16346
Özet: Mahkeme, sabıka dosyası doğrultusunda sanığın haberi olmayan zorunlu savunmanın temyiz dilekçesini değerlendirip, hükümü (hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma) mahkumiyet olarak kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; sanık ...'ın savunmanı bulunmadan dinlendiğinin anlaşılmasına göre; Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2006 günlü hükmünün Mahkemenin istemi üzerine atanan savunmanın yüzüne karşı verilip, bu savunman ve yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından;
Yokluğunda verilen hükmün sanık ...'a, tebliğden itibaren 7 gün içinde Yargıtay'da temyiz yoluna başvurabileceği ve başvuru yöntemini gösterir belgeyle tebliği ile buna ilişkin belgeler ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten;
Adı geçen sanıktan hükmün temyizini isteyip istemediği, bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği sorulduktan, sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; sanık ...'ın savunmanı bulunmadan dinlendiğinin anlaşılmasına göre; Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2006 günlü hükmünün Mahkemenin istemi üzerine atanan savunmanın yüzüne karşı verilip, bu savunman ve yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından;
Yokluğunda verilen hükmün sanık ...'a, tebliğden itibaren 7 gün içinde Yargıtay'da temyiz yoluna başvurabileceği ve başvuru yöntemini gösterir belgeyle tebliği ile buna ilişkin belgeler ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten;
Adı geçen sanıktan hükmün temyizini isteyip istemediği, bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği sorulduktan, sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.