Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/11128 K.2012/7415
Özet: Uyuşmazlık konusu, işyeri dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararıdır; Mahkeme, sanıkların temyiz itirazlarını değerlendirerek, birinin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu kabul edip onaylamış, diğerinin ise hatalı hükmü bozarak iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı süresi içinde soruşturma yapılması olanaklı görülmüştür.
I- Sanık ... hakkındaki hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle adı geçen sanık hakkındaki, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkındaki hükmün temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, adı geçen sanık hakkındaki hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı süresi içinde soruşturma yapılması olanaklı görülmüştür.
I- Sanık ... hakkındaki hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle adı geçen sanık hakkındaki, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkındaki hükmün temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, adı geçen sanık hakkındaki hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.