‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/24713 K.2010/16565

Esas No: 2007/24713 · Karar No: 2010/16565 · Karar Tarihi: 26.10.2010
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların işyeri dokunulmazlığını ihlal ederek yapılan hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı müştekiye yönelik ceza talebidir; mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanarak sanıkları ayrı ayrı 2 ay 6 gün, 6 ay 20 gün ve 29 gün hapis cezasına çarptırmış, ancak 50/1‑b maddesi uyarınca bu cezaların mağdurun zararının tazmin edilmesiyle tamamen giderilmesine yönelik seçenek yaptırımına dönüştürülmesini kabul etmiştir.
Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar vermek suçlarından sanıklar ... ve ...’in, yapılan yargılanması sonucunda müşteki ...’na yönelik olarak işlemiş oldukları hırsızlık fiilinin konusu malın değerinin azlığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 61, 31/3, 62/1(4 kez) 116/2, 61, 119/1-c, 31/3, 62/1 (4 kez), 142/1-d, 61, 143, 145, 168/1, 35/1, 31/3, 62/1. (2 kez) maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 ay 6 gün, 6 ay 20 gün ve 29 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, anılan Kanun’un 50/3. maddesi yollamasıyla 50/1-b maddesi uyarınca cezanın mağdurların uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmini suretiyle tamamen giderilmesi seçenek yaptırımına dönüştürülmesine, hüküm kesinleştikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 50/6. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımların gereklerinin yerine getirilmemesi halinde cezaların kısmen veya tamamen infazına dair, DİYADİN Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2007 tarihli 2007/10-101 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07/11/2007 gün ve 2007/56301 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 05/12/2007 gün ve KYB.2007250856 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 18/12/2007 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Tüm dosya kapsamma göre;
1- “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda suç konusu kalemler kasetler kaşe ve 120 Yeni Türk lirası paranın değerinin az olmadığı halde, müşteki ...’na yönelik hırsızlık suçu yönünden ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesinde ve müşteki ...'ye yönelik hırsızlığa teşebbüs suçu yönünden de 2/3 oranında indirim yapılmasında,
2- Konut dokunulmazlığına karşı işlenen suçun hürriyete karşı işlenmiş suçlardan olup malvarlığını korumadığı, müştekiler ... ve ...’ye yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçundan dolayı verilen 6 ay 20 gün hapis cezalarının, aynı Kanun’un 50/3. maddesi yollaması ile anılan Kanun’un 50/1-b maddesindeki seçenek yaptırıma dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesinde,
3- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan belirlenen temel cezadan teşebbüs nedeniyle indirim yapılması esnasında gerekçesi gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesinde,
4- 5237 sayılı yasanın 168. maddesinde, suç tamamlandıktan sonra ve hakkında kovuşturmaya başlanmadan önce failin bizzat ve etkin bir şekilde pişmanlık göstererek suç konusunu geri vermesi veya mağdurun zararını karşılaması durumunda cezadan indirim yapılacağının öngörüldüğü, somut olayda sanıkların müşteki ...’na yönelik eylemlerini tamamladıkları ancak ...’ye yönelik eylemlerini tamamlayamadan polislerce ...’ın olay yerinde hırsızladıkları mallarla yakalandığı, bu sanığın verdiği bilgiler doğrultusunda diğer sanığın da ele geçirildiği ve malların sahiplerine iadesinin sağlandığı, sanıkların duydukları pişmanlığın sonucu olarak değil de, olay yerinden kaçarken polislerce yakalanmaları nedeniyle malları iade ettikleri, gözetilmeksizin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesi uyarınca indirim yapılmasında,
5- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61/5 maddesinde belirtilen ve cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerinin bahsi geçen maddede belirtilen sıraya göre yaş küçüklüğünden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde,
6- Sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması halinde kısa süreli hapis cezalarının TCK 50/3 yollamasıyla TCK 50/l-b maddesi gereğince mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi yaptırımına dönüştürülmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
5237 sayılı TCY’nın 145. maddesinde düzenlenen “malın değerinin azlığı” kavramı, olayın özelliği, sanığın kişiliği ve mağdurun konumu da değerlendirilerek, hakime cezada indirim yapabilme konusunda takdir hakkı tanıyan yeni bir kurumdur. Hakim öncelikle belirtilen ölçütleri dikkate alarak, malın değerinin az olup olmadığını değerlendirecek, ikinci aşamada da, değer azlığı nedeniyle indirim yapıp yapmamayı veya ceza vermekten vaz geçmeyi taktir edeceği gibi aynı şekilde kalkışma hükümleri uygulanırken belirlenecek indirim oranı da takdire dayalı bir konudur. Hakime tanınan bu yetki keyfi ve sınırsız değil ise de, bu yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı değildir;
Bu itibarla, takdir hakkına giren konularda kanun yararına bozma istenemeyeceğinden, Kanun Yararına Bozma isteminin (1 ve 3) numaralı bölümlerinin REDDİNE,
Diğer yasa yararına bozma istemlerinin incelenmesine gelince;
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından sanıklar ... ve ... hakkında Diyadin Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 26.4.2007 tarih ve 2007/10-101 sayılı kararın CMK.nun 309. maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, karardaki diğer hususların saklı tutulmasına, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?