‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/23290 K.2011/1481

Esas No: 2007/23290 · Karar No: 2011/1481 · Karar Tarihi: 21.02.2011
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Bozma
Uyuşmazlık
Hükümlünün eski kanuna göre aldığı hapis cezasının yeni kanuna uyarlanması sırasında, eylemin yeni kanundaki hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını birden oluşturması nedeniyle duruşma açılıp bireyselleştirme yapılması gerekip gerekmediği tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (3)
  • 1998/602 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK.nun 493/1, 59/2, 81/2. maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 28.04.2006 tarihli ek kararla hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 62/1. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verilmiş ise de;
  • 1- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle aynı Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılarak, uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
  • 2- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 59/2, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 62/1, 53/1; 151/1, 62/1, 53/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca mala zarar verme suçu ile ilgili olarak uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, 5237 sayılı Yasanın hükümlü yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Gerekçe
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra 151/1 maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğunu tespit etmiştir. Mahkemenin, sanık yararına olan hükmün belirlenmesi için her iki suçun temel cezasının 61. madde uyarınca saptanması ve bireyselleştirme yapılması amacıyla duruşma açması gerektiğini belirlemiştir. Ayrıca, mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi ve TCK'nın 53. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Kaynak pasajlar (3)
  • 1- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle aynı Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılarak, uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
  • 2- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 59/2, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 62/1, 53/1; 151/1, 62/1, 53/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca mala zarar verme suçu ile ilgili olarak uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, 5237 sayılı Yasanın hükümlü yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
  • 3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmaması,
Sonuç
Hükümlünün hırsızlık suçuna ilişkin cezasının yeni kanuna uyarlanması talebi üzerine, mahkeme duruşma açmadan karar vermiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, eylemin mala zarar verme suçunu da oluşturması nedeniyle duruşma açılması ve uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Kaynak pasajlar (4)
  • 1998/602 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK.nun 493/1, 59/2, 81/2. maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 28.04.2006 tarihli ek kararla hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 62/1. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verilmiş ise de;
  • 1- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle aynı Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılarak, uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
  • 2- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 59/2, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 62/1, 53/1; 151/1, 62/1, 53/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca mala zarar verme suçu ile ilgili olarak uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, 5237 sayılı Yasanın hükümlü yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
  • Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.

Ancak;

a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa,

b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,

c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.

İnceleme konusu karara gelince:

Hükümlü ...’nın, diğer arkadaşıyla birlikte gündüz saat 13.30 sıralarında yakınana ait aracın muhkem kapı kilidine zarar vererek, açıp içerisindeki ekolayzırı çaldığı sabit görülerek, Karşıyaka 2. Asliye Ceza mahkemesinin kesinleşmiş 14.07.1998 tarih ve
1998/602 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK.nun 493/1, 59/2, 81/2. maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 28.04.2006 tarihli ek kararla hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 62/1. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verilmiş ise de;

1- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle aynı Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılarak, uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 59/2, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 62/1, 53/1; 151/1, 62/1, 53/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca mala zarar verme suçu ile ilgili olarak uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, 5237 sayılı Yasanın hükümlü yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmaması,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?