Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/21352 K.2010/717
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusudur; Mahkeme, sanığın suçu işlediğini kabul ederek, mevcut kanıtlar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde mahkumiyeti onaylamış ve kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Eylemin gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Suça konu televizyonun suç tarihindeki değeri saptandıktan sonra, çalınan para ve televizyonun toplam değerine göre 765 sayılı TCY'nın 522. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeden, malların toplam değeri normal kabul edilerek, anılan maddenin yazılı şekilde uygulanması,
3- Sanık savunmanı hükmün kurulduğu son oturumda, lehe hükümlerin uygulanmasını isteyip bu istemi 765 sayılı TCY'nın 59. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı halde, anılan maddenin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda bir karar verilmemesi,
4- Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2001 günlü, 2001/1051-1086 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 21.03.2002 tarihinde infaz edilmiş eski hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, koşulları oluştuğu halde, 765 sayılı TCY'nın 81/2-3. maddesi ile uygulama yapılmaması,
5- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 28/01/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Eylemin gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Suça konu televizyonun suç tarihindeki değeri saptandıktan sonra, çalınan para ve televizyonun toplam değerine göre 765 sayılı TCY'nın 522. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeden, malların toplam değeri normal kabul edilerek, anılan maddenin yazılı şekilde uygulanması,
3- Sanık savunmanı hükmün kurulduğu son oturumda, lehe hükümlerin uygulanmasını isteyip bu istemi 765 sayılı TCY'nın 59. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı halde, anılan maddenin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda bir karar verilmemesi,
4- Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2001 günlü, 2001/1051-1086 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 21.03.2002 tarihinde infaz edilmiş eski hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, koşulları oluştuğu halde, 765 sayılı TCY'nın 81/2-3. maddesi ile uygulama yapılmaması,
5- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 28/01/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.