Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/19844 K.2012/7497
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemece verilen hırsızlık suçunda sanıkların cezai sorumluluğu ve ilgili yasal hükümler (5237 sayılı TCK, 32. madde akıl hastalığı, 53. madde velayet vb.) ile ilgili eksik veya hatalı uygulamalara dayanıyor; mahkeme, bu hataları tespit ederek kararın kısmen bozulmasına hükmediyor. Mahkeme, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle yerel mahkemeye verilen hırsızlık kararı “bozuldu” ve yeniden görülmesi için yönlendirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
10.01.2007 tarihli keşifte CMK’nun 52. maddesine aykırı olarak tanıkların aynı anda dinlenmesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ait kömürlerin çalınması eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-a maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun akıl hastalığını düzenleyen 32. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında öngörülen ölçütlere göre, yeniden rapor düzenlettirilerek, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ...’in dava dışı suçu nedeniyle, 765 sayılı TCK. yürürlükte bulunduğu sırada 11.06.2004 tarihinde alınan rapor esas alınarak yazılı biçimde uygulama yapılması,
3-Sanık ... hakkında, TCK’nun 53. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23 ve 24. maddelerinin değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
10.01.2007 tarihli keşifte CMK’nun 52. maddesine aykırı olarak tanıkların aynı anda dinlenmesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ait kömürlerin çalınması eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-a maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun akıl hastalığını düzenleyen 32. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında öngörülen ölçütlere göre, yeniden rapor düzenlettirilerek, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ...’in dava dışı suçu nedeniyle, 765 sayılı TCK. yürürlükte bulunduğu sırada 11.06.2004 tarihinde alınan rapor esas alınarak yazılı biçimde uygulama yapılması,
3-Sanık ... hakkında, TCK’nun 53. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23 ve 24. maddelerinin değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.