Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/17016 K.2010/1094
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın temyizinde usul hataları ile ilgili hukuki eksikliklerdir. Mahkeme, temyiz taleplerini kabul ederek, usulsüz tebliğ ve diğer hukuki hataların düzeltilmesiyle birlikte sanıkların mahkumiyet kararını bozup yeniden yargılama yapmadı; kararın geçerli olduğunu teyit etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli kararın, yokluğunda hüküm kurulan ve tebligatın yapıldığı 26.2.2007 tarihinde cezaevinde bulunduğu anlaşılan sanık ... yerine, 7201 sayılı Yasanın 19. maddesine aykırı biçimde usulsüz olarak eşi imzasına tebliğ olunduğunun anlaşılması karşısında, adı geçen sanığın öğrenmeyle başlayan süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Adıyaman Sulh Ceza Mahkemesinin 30.3.2004 tarihinde kesinleşen 26.2.2004 gün ve 461-183 sayılı ilamıyla kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık ... ile Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.3.2005 tarihinde kesinleşen 15.2.2005 gün ve 149-63 sayılı ilamıyla kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış, gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan sanık ...’in doğum tarihinin kaydına uygun olarak yerinde düzeltilmesi, yakınana ait işyerinden hırsızlık yapmak için saat 03:00 sıralarında dükkanın kepenginin asma kilidini kırarak, kapısını zorlayan sanıklar hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, 5237 sayılı TCY’nin 35. maddesinin aynı Yasanın 143/1. maddesinden önce uygulanması suretiyle anılan Yasanın 61/5. maddesine aykırı davranılması ceza miktarı bakımından sonuca etkili olmadığından anılan ilamlarla tekerrüre esas önceki hükümlülükleri bulunan sanıklar hakkında hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına, ” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli kararın, yokluğunda hüküm kurulan ve tebligatın yapıldığı 26.2.2007 tarihinde cezaevinde bulunduğu anlaşılan sanık ... yerine, 7201 sayılı Yasanın 19. maddesine aykırı biçimde usulsüz olarak eşi imzasına tebliğ olunduğunun anlaşılması karşısında, adı geçen sanığın öğrenmeyle başlayan süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Adıyaman Sulh Ceza Mahkemesinin 30.3.2004 tarihinde kesinleşen 26.2.2004 gün ve 461-183 sayılı ilamıyla kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık ... ile Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.3.2005 tarihinde kesinleşen 15.2.2005 gün ve 149-63 sayılı ilamıyla kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış, gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan sanık ...’in doğum tarihinin kaydına uygun olarak yerinde düzeltilmesi, yakınana ait işyerinden hırsızlık yapmak için saat 03:00 sıralarında dükkanın kepenginin asma kilidini kırarak, kapısını zorlayan sanıklar hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, 5237 sayılı TCY’nin 35. maddesinin aynı Yasanın 143/1. maddesinden önce uygulanması suretiyle anılan Yasanın 61/5. maddesine aykırı davranılması ceza miktarı bakımından sonuca etkili olmadığından anılan ilamlarla tekerrüre esas önceki hükümlülükleri bulunan sanıklar hakkında hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına, ” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.