Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/16294 K.2010/4271
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusudur. Mahkeme, sanığın savunmasının eksik değerlendirilmesi nedeniyle hükmü bozup yeniden yargılama yaparak cezayı adli para cezasına dönüştürmeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.6.2004 tarih ve 120-154 sayılı Karar içeriği de dikkate alındığında, yargılama sonunda bütün kanıtların toplanmış ve sanık savunmanının esas hakkındaki son savunmaları ve diyecekleri de saptanmış olduğundan, duruşmanın bittiğinin açıkça bildirilmemesinden sanığın herhangi bir hak kaybının bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK’nun 223/1. maddesine aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen (1) numaralı düşünce benimsenmemiş, sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 55/3. maddesinin uygulanması sırasında 1/3 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 ay 20 gün hapis yerine 1 ay 10 gün hapis ve buna bağlı aynı yasanın 59/2. maddesi ile 647 Sayılı yasanın 4. maddesinin uygulanması sonucu az cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 5/1. maddesi uyarınca, ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürüldüğünün düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “ağır” sözcüğü çıkarılarak yerine “adli” sözcüğünün yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.6.2004 tarih ve 120-154 sayılı Karar içeriği de dikkate alındığında, yargılama sonunda bütün kanıtların toplanmış ve sanık savunmanının esas hakkındaki son savunmaları ve diyecekleri de saptanmış olduğundan, duruşmanın bittiğinin açıkça bildirilmemesinden sanığın herhangi bir hak kaybının bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK’nun 223/1. maddesine aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen (1) numaralı düşünce benimsenmemiş, sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 55/3. maddesinin uygulanması sırasında 1/3 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 ay 20 gün hapis yerine 1 ay 10 gün hapis ve buna bağlı aynı yasanın 59/2. maddesi ile 647 Sayılı yasanın 4. maddesinin uygulanması sonucu az cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 5/1. maddesi uyarınca, ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürüldüğünün düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “ağır” sözcüğü çıkarılarak yerine “adli” sözcüğünün yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.