Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/1408 K.2011/1167
Özet: (1) Sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı ve ilgili cezai tedbirlerin uygulanması konusundaki temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, sanığın suçun işlendiğini kabul ederek kararını bozmadı ve hükümünü onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Lehe olan hükmün, 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK’nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceği gözetilmeden, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı Kanun sanık yararına kabul edilerek buna göre ceza belirlendiği halde 647 sayılı Kanun’un 4, 5,6. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması sonuca etkili bulunmadığından; hükümde temel ceza belirlenirken “takdiren teşdiden ifadesinin kullanılmasına rağmen cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası gözetilmeden, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirinin sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına; aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Lehe olan hükmün, 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK’nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceği gözetilmeden, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı Kanun sanık yararına kabul edilerek buna göre ceza belirlendiği halde 647 sayılı Kanun’un 4, 5,6. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması sonuca etkili bulunmadığından; hükümde temel ceza belirlenirken “takdiren teşdiden ifadesinin kullanılmasına rağmen cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası gözetilmeden, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirinin sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına; aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.